2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ

Reklamlari:



Indir 108.53 Kb.
Title2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ
Page3/3
Date conversion20.04.2013
Size108.53 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.dersindir.net/indir/psodokistler.docx
1   2   3

2.4.3.STATİK KEMİK KİSTİ (STAFNE’NİN KEMİK KAVİTESİ)


Mandibular tükürük bezi enklüzyonu ilk olarak Stafne (1942) tarafından dental radyograflarda sonradan olan bulgular olarak rapor edilmiştir. Mandibulanın lingual yüzeyinde, kortikal kemikte fokal bir konkavite vardır. Çoğu vakada biyopside normal tükürük bezi dokusu tespit edilmiştir. Tükürük bezlerinin gelişimsel defekti olarak nitelendirilir. Tükürük bezi dokusu ektopik olarak angulus mandibulada yerleşmiştir. Başka amaçlarla alınan radyografilerde tesadüfen tespit edilirler. Radyografide angulus mandibulanın önünde mandibular kanalın altında mandibula alt kenarının üstünde, değişik büyüklükte yuvarlak oval radyolüsent alanlar şeklindedir (27).

Gelişimsel defektir, asemptomatiktir, erişkinlerde erkeklerde mandibulanın lingualinde iç bükey çöküntü mevcuttur. Panoramik film ile rastlantısal tanı koyulur, sınırları belirgin oval radyolusent alan defektin içinde sublingual tükürük bezinin aksesuvar lobulü bulunur. Biyopsi yada tedaviye gerek yoktur. Statik kemik kisti mandibulanın arka bölgesinin lingual tarafındaki anatomik bir girintidir. Radyografide kist görüntüsü verir. Sebep bilinmemektedir. Ancak, hiperblastik tükürük bezi dokusunun mandibüler lingual kortikal kemikte erozyon yapması nedeniyle oluştuğu düşünülmektedir.

Bu defekt bazen iki taraflı olabilir. Nadiren de birinci molar bölgesinden daha önde görülür. İnferior alveolar kanal seviyesinin altında, mandibula alt kenarına uzanan keskin sınırlı oval radyolusent bir alan şeklinde görülür. Siyalografi ile defektin içindeki tükürük bezi görülebilir. Statik kemik kistinin görüntüsü genellikle patogonamiktir (hastalığa özgü,teşhise götüren bulgu) ve tedavi gereksizdir (7).

Selçuk Erkut, Bilgin Öner, Sami Yıldırım Stafne’nin lingual kortikal mandibular defekti teşhis konmuş iki vakada ,Stafne kemik defektlerinin teşhis ve tedavisini sunmaktadır.

İlk olgu; 48 yaşında periodontal şikayetler nedeniyle İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalına başvuran erkek hastanın panoramik radyografisinde sağ alt çene yirmi yaş dişi hizasında mandibular kanalın altında yerleşmiş sklerotik sınırlı ,uniloküler,yaklaşık 1x2 cm boyutunda oval şekilli görüntüye rastlanmıştır (Resim14) Resim 14: Radyografide oval şekilli kistik görüntü.


Hastanın ilgili bölgeden herhangi bir şikayeti bulunmamaktadır. Ağız içi muayenede bölgedeki mukozanın sağlıklı olduğu görülmüştür, palpasyonda da herhangi bir belirtiye rastlanmamıştır. Hastanın anamnezinde o bölge ile ilgili bir travma ya da herhangi bir operasyon hikayesinin olmadığını bildirmiştir. Ekstraoral muayenede mandibula konturlarında devamlılık izlenirken bölgesel lenfadenopatiye rastlanmamıştır. Lezyon, radyografideki karakteristlik lokalizasyonu , şekli ve asemptomatik oluşu ile stafne ‘nin idiopatik kemik kavitesini düşündürmüşür ve hastanın takibine karar verilmiştir. Hastaya herhangi bir cerrahi müdahalede bulunulmamıştır. Hastanın 2 senelik kontrollerinde görüntünün çapı ve şekli ile ilgili olarak herhangi bir değişiklik saptanmamıştır (9).


İkinci olguda; ekstraoral şişlik nedeniyle polikliniğe başvuran 20 Yaşındaki erkek hastanın panoramik radyografisinde,sol alt çene angulus bölgesi yakınında mandibular kanalın altına yerleşmiş sklerotik sınırlı,uniloküler,yaklaşık 1 cm çapında yuvarlak şekilli görüntüye rastlanmıştır (Resim15).



Resim 15:Radyografide angulustaki radyolusent alan

Hastanın ağız içi muayenesinde sol alt yirmi yaş dişinin üzerini örten mukozanın hiperemik olduğu ve ağız dışı muayenesinde tam angulus bölgesinde şişlik olduğu gözlenmiştir. Hastaya sol alt yirmi yaş dişinden kaynaklanan yanak absesi teşhisi konulmuştur. Ekstra oral abse açımını takiben sol alt yirmi yaş dişinin çekimi yapılmıştır ve hasta sorunsuz iyileşme göstemişir. Panoramik radyografide sol angulus bölgesindeki radyolusent görüntüye karakteristik lokalizasyon ve şekli sebebiyle Stafnenin idiopatik kemik kavitesi teşhisi konmuştur. Angulus bölgesinde cerrahi müdahalede bulunmazken hastanın takibine karar verilmiştir. Hastanın 5 senelik kontrollerinde görüntünün çapı ve şekli ile ilgili olarak herhangi bir değişiklik saptanmamıştır (9).


Drage N.A ve arkadaşlarının atipik stafne kemik kavitesi üzerinde çalıştığı bir raporda ise ; nadiren görülen ve düzensiz bir şekli olan, mandibular sinir kanalı üzerinden uzayan ve bukal korteks üzerinden yayılan stafne kemik kavitesini tasvir etmektedir. Bu özellikler, normalde bu entiti için kabul edilen alanın çok ötesinde olup ayırıcı tanının konulmasını zorlaştırır. Tanının teyit edilmesi için biyopsi gereklidir (7).


Hasta, sol alt üçüncü molar dişin ekstraksiyonu için Oral ve Çene Hastalıkları Cerrahisi Departmanına sevk edilmiştir. Son 5 yılda bir tane perikoronit episod görülmüştür. Herhangi bir hastalıkla bağlantılı olmaksızın kısmen patlamış ve mesioangular olarak etkilenmiş üçüncü molar panoramik radyografta görülmüştür. Klinik olarak enflamasyona rastlanmamış ve ameliyatla alınması gerekliliğini gösteren herhangi bir belirtiye rastlanmadığı için de diş yerinde bırakılmıştır. Ancak; radyograf, mandibuların kontralateral tarafında, tamamen sürmüş sağ alt üçüncü moların altında radyolusensi ortaya çıkarmıştır. Ölçülen radyolusensi, yaklaşık olarak 2,5 cm olup paralelkenar şeklindedir ve sağ alt ikinci ve üçüncü molardan mandibuların alt sınırına kadar yayılma özelliği göstermektedir. Korteksle kaplanmış yumuşak ama düzensiz kenarlı olması özelliği üzerinden tanımlanmaktadır (Resim16).



Resim 16:Radyografide düzensiz kenarlı radyolusent bölge.

Diş kökleri rezorbe değildir ve periodontal bağ boşluğu ve lamina dura normal görünümdedir. Lezyon asemptomatiktir ve sağ alt kadranda bulunan bütün dişler elektrik pulpa testinde vital kanıtlamışlardır. En olası tanı Stafne kemik kavitesidir ancak; görülmedik şekli ve genişliği dolayısıyla aksiyel bilgisayarlı tomografi uygulanmış ve böylelikle, mandibuların sağ tarafında, posterior cephede iyi tanımlanmış lingual bozukluk teşhir edilmiştir (Resim 17).



Resim17:Aksiyal uygulanan BT de lezyonun lokalizasyonu.


Bukal korteks incelmiş ve genişlemiştir ve büyük olasılıkla delinmiştir - her ne kadar bu son özellik kısmi hacim artefaktan ayırt edilemese de. Kavite kısmi olarak, submandibular bezi ile süreklilik gösteren yumuşak doku ile doldurulmuş olup kulak altı bezi yoğunluğuna benzer alçak yoğunluk gösteren alanlar içermektedir. Ancak; benin yumuşak doku tümörü dışlanamaz. Bu araştırmalara dayanarak hasta, olası Stafne kemik kavite tanısına karşı bilgilendirilmiş ve lezyonu gözlemlemek ve tanıyı teyit etmek adına muayene tavsiye edilmiştir. Ancak; nadiren görülen özelliklerinin farkında olan hasta kesin tanıya varma konusunda istekli davranmış ve inferior alveoler sinirinin yakınlığını ve sinirlerin yaralanma riskini göz ardı ederek biyopsi talep etmiştir. Genel anestezi uygulanarak, intraoral bukkal mucoperiosteal flep yükseltilmiş ve bukkal kemik bur ile yerinden kaldırılmıştır. Kavitenin tükrük bezi dokusuyla dolu olduğu gözlenmiş ve insizyonel biyopsi uygulanmıştır. Histopatolojik incelemede, normal kanal ve lobiler yapısı ve hafif adipoz replasman ile iltihaplı olmayan tükürük bezi izlenmiştir. Daha yüksek güçte, salgı bezinin submandibular bezin distal kutbu ile uyumlu, nadiren görülen muköz akinus sınıflarıyla seröz akinustan oluşmuştur. Stafne idyopatik tükürük bezi enklüzyonu son tanısı konulmuştur (7).


2.4.4.FOKAL OSTEOPOROTİK KEMİK İLİĞİ DEFEKTİ


Çenelerde hematopoietik fokusların görülmesi ender değildir. Hematopoietik ilik normalde maksiller tüberozite bölgesinde ve posterior mandibuler cisminde bulunabilir (2). Fakat, inflamasyon, iyileşme ve rejenerasyon tarafından uyarılmış olabilecek radyografide saptanan lezyonları üreten bu alanlar, şişlik ve ağrı ya da rutin muayene sonucunda bulunurlar.

Bu lezyonu fokal osteoporotik ilik defekti olarak yayımlayan çalışmalar çoğunluğu posterior mandibuler cisim içeren 225 vaka analizi sağlamıştır. Defektin çokça dişi meyilli olduğu gözlemlenmektedir.

Radyografik olarak, lezyon radyolusent olarak görünmektedir fakat genişleyen delikli görünümlü trabeküler paternden kenarlarının bazıları radyopak bazıları normal dansitede olan kist benzeri bölgelere değişiklik gösterebilir.

Sıklıkla karşılaşılan karakteristik özellik basit ameloblastoma ya da epitelyal odontejeni tümörüne yakın olan çok loküllü görünümdür (2,5,25 ).

Diş çekiminden sonra normal iyileşme oluşamaması, fetal iliğin kalıntılarının erişkinde radyolusensi olarak görülmesi, kemik dışında hematopoezis odağı ve hiperplazisi etyopatogenezidir. Ender görülür asemptomatiktir, olguların %70'i mandibula posteriöründe %70’i kadınlarda görülür. Mandibula angulusunda maksilla tüberinde, sınırları düzensiz yuvarlak radyolusent alan vardır. Tanı için insizyonel biyopsi yapılır, tedaviye gerek yoktur. Histopatolojide; olgun kan hücreleri ve megakaryositlerdir. Hematopoetik kemik iliği defekti de denmektedir. Fokal radyolusensiler, normalde hematopoesis olan mandibula angulusu ve maksiller tüber bölgesinde görülür. Sebebi belli değildir.

Mikroskobik olarak hematopoetik hücreler baskındır, daha az sayıda da yağ hücreleri görülür.

Radyolojik bulgu ayırt edici olmadığı için teşhis için insizyonel biyopsi tercih edilir. Teşhis konduktan sonra tedaviye gerek yoktur (22,24).


C. S. LtPANi ve arkaşları on altı vaka raporu üzerinde yaptıkları çalışmanın sonuçlarını şöyle sunmaktadır.

Bu lezyonu fokal osteoporotik ilik defekti olarak yayımlayan çalışmaların çoğunluğu posterior mandibuler cisim içeren 225 vaka analizi sağlamıştır. Defektin çokça dişi meyilli olduğu gözlemlenmektedir (5,18).

Radyografik olarak, lezyon radyolusent olarak görünmektedir fakat genişleyen delikli görünümlü trabeküler paternden kenarlarının bazıları radyopak bazıları normal dansitede olan kist benzeri bir değişiklik gösterebilirler.

Sıklıkla karşılaşılan karakteristik özellik basit ameloblastoma ya da kireçleşen epitelyal odontejeni tümörüne yakın olan çok loküllü görünümdür.

Bu çalışma dosyaları arasında bulunan çenelerdeki hematopoietik defektleri incelemekte ve onları literatürde bulunanlarla karşılaştırmaktadır.


Hematopoietik ilik ya da hematopoietik ilik defekti olarak tanılanan vakalar State University of New York at Buffalo, Diş Hekimliği Fakültesi Oral Patoloji Anabilim Dalı biyopsi servisinden seçilmiştir. Klinik özellikleri incelenmiş olup sadece eritroid, miyeloid ve megakaryosit hücreleri gösteren vaka serileri kullanılmıştır. Fibro-yağ iliği ya da ilik yarası proliferasyonunu temsil eden lezyonlar dâhil edilmemiştir (18).


On altı vakadan on beşi biri hariç tümü beyaz ırka mensup olan, yaş aralığı 25–66 ve ortalaması 42 olan kadınlarda meydana gelmiştir (Tablo 1).

Onaltı vakadan sadece ikisi dişlerle ilişkilendirilmiş ve biri rezidüel kök içermiş; bir vaka maksillada oluşmuş ve en yaygın konum (sekiz vaka) üçüncü mandibuler molardır (Tablo 2).


TABLO 1

YAŞ / CİNSİYET

IRK / BÖLGE

HİKAYE

  1. 43/BAYAN

BEYAZ/SAĞ POSTERİOR MANDİBULA

Mandibuler sağ 1. molar önceden çıkarılmış, ağrı ve şişlik şirurjiden aylar sonra oluşmuştur.

  1. 36/BAYAN

BEYAZ/SAĞ POSTERİOR MANDİBULA

Mandibuler sağ premolar bölge, ağrı ve şişlik sabit köprüdeki pontik bölgesinde oluşmuştur. Bukal korteks genişlemiştir

  1. 45/BAYAN

SİYAHİ/SAĞ POSTERİOR MANDİBULA

Mandibuler sağ 2. molar, birkaç ay önce çıkarılmış. Intermitent ağrı ve bukal korteks şişlik oluşmuştur..

  1. 38/BAYAN

BEYAZ/SOL POSTERİOR MANDİBULA

Dişsiz bölge, ağrı ve bukal kortikal genişleme 6 aylık bir süreç sonrasında oluşmuştur.

  1. 35/BAYAN

BEYAZ/SOL POSTERİOR MANDİBULA

Dişsiz bölge, bölgede 10 aydır ağrı bulunmaktadır.

  1. 42/BAYAN

BEYAZ/SOL POSTERİOR MANDİBULA

Mandibuler sağ 1. molar 10 yıl önce çıkarılmıştır. 5 yıldan beri ağrı ve bukal kortikal şişlik bulunmaktadır.

  1. 50/BAYAN

BEYAZ/SOL POSTERİOR MANDİBULA

Dişsiz bölge, rutin muayenede bulundu.

  1. 25/BAYAN

BEYAZ/SOL POSTERİOR MANDİBULA

Mandibuler sol 3. molar 5 yıl önce çıkarılmıştır. Kronik ağrı ve bukal kortikal şişlik mevcuttur.

  1. 53/BAYAN

BEYAZ/SOL POSTERİOR MANDİBULA

Dişsiz bölge, distal sol 2. molar. Bölgeye ilişkin müphem ağrı.

  1. 49/BAYAN

BEYAZ/SOL POSTERİOR MANDİBULA

Mandibuler sol 3. molar birkaç yıl önce çıkarılmıştır. Rutin x-ışını muayenesinde lezyon bulunmuştur.

  1. 66/BAYAN

BEYAZ/SAĞ MAXİLLA TÜBER

Bukkal kaplamada 3 aylık şişlik vardır.

  1. 33/BAYAN

BEYAZ/SOLMANDİBULAR POSTERİOR

Mandibuler sol 3. molar birkaç yıl önce çıkarılmıştır. Ağrılı bölgedir.

  1. 47/BAYAN

BEYAZ/SOL MANDİBULAR POSTERİOR

Mandibuler sol 3. molar yıllar önce çıkarılmış. 3-4 yıldır intermitent ağrı vardır.

  1. 33/ERKEK

BEYAZ/SOL MANDİBULAR POSTERİOR

Mandibuler sol 3. molar 10 yıl önce çıkarılmış. Rutin muayene sırasında bulunmuştur.

  1. 38/BAYAN

BEYAZ/SAĞ MANDİBULAR POSTERİOR

Rezidual molar kök ucu diş 15-20 yıl önce çekilmiştir. Asemptomatik bölge.

  1. 51/BAYAN

BEYAZ/SOL MANDİBULAR POSTERİOR

Sol mandibular premolarlar arası radyolusent lezyon. Asemptomatik bölgedir.



Bu serideki on vakanın (%62) ağrı ve/veya şişlikle beraber bulunması dikkate değerdir.

Dişsiz posterior mandibula içeren beşinci vaka, delikli konfigürasyon ve küçük sklerotik fokuslar içeren zayıfça şekillenmiş lezyon ihtiva etmektedir. Süperior korteks kenarı incelmiştir ve üst periostu içermektedir.16. vaka mandibulada premolar dişlerin arasında yer alıyordu. Kökün apikali hafifçe dilaserasyona uğramıştır.


Mikroskobik incelemede lezyonlar miyeloid ve eritroid serilerinin normal hücre karışımlarını sergilemiştir.


Tablo 2

BÖLGE

DiŞSiZ

DİŞLE İLİŞKİLİ

MAXİLLA

1

0

MANDİBULAR PREMOLAR BÖLGESİ

1

1

MANDİBULAR 1. VE 2. MOLAR BÖLGESİ

4

1

MANDİBULAR 3.MOLAR BÖLGE

8

0

TOPLAM

14

2



Tablo 3

Araştırmacı

Vaka

% bayanlar

Yaş

%mandibular posterior

Barker

197

%71

42

%91

Crawford&Weathers

17

%70

45

%76

Standish&Shafer

18

%83

42

%72

Lipani

16

%94

43

%94



Burada bu hücrelerle birlikte birkaç megakaryosit hücre de bulunmuştur, destekleyen ilik elementleri genellikle matür yağdan oluşmaktadır (18).

1   2   3

Reklamlari:

Similar:

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconDeneysel kemik defektlerinde hidrosiapatit ve kalsiyum hidroksit’ in kemik iyileşmesine etkileri üzerine bir inceleme

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconKlas II furkasyon defektleriNİn tedaviSİnde spongioz kemik cipsleri ve kalsiyum karbonat kemik greft materyalleriNİn histolojiK İYİLEŞme cevaplari

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconKemik erimesi Hazırlayan : Prof Dr Servet Arıoğul Kemik erimesi nedir? Risk faktörleri nelerdir?

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconBir tür özel bağ dokusu olan kemik dokusu iskeletin ana elemanıdır. Kemik hücreler ve hücre dışı matrisinden ibarettir. Bu matris içerisinde fiberler bulunur

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconYumurtalik kiSTİ-İYİ huylu yumurtalik urlari (Açık) ameliyati onam formu

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconMevsimlerden sonbahar, kalbinde ise kıştı. Sanki her şey ona karşı taraf almıştı. Aşkını haykırmak için bir fırsat ararken ölmek için bir sürü neden bulmuştu

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconArka pencere’de pas ve kemik sesleri

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconKemik İliği Transplantasyon Merkezi Açılışı

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconMarion Cotillard Matthias Schoenaerts pas ve kemiK

2 psödokistler 4 anevrizmal kemik kiSTİ iconEk-1/g kemiK İLİĞİ nakli merkezleri Lİstesi

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©trdocs.org 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page