Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008

Reklamlari:



Indir 1.74 Mb.
TitleMahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008
Page46/67
Date conversion12.04.2013
Size1.74 Mb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.istanbulbarosu.org.tr/Yayinlar/BaroKitaplari/meb20081.doc
1   ...   42   43   44   45   46   47   48   49   ...   67

SÖKE BÖLGESİNDE KUVÂ-YI MİLLİYE1

Mehmet AKZAMBAK





Söke, Rum nüfusunun faz­lalığı ile dikkati çeken ve hemen yakında Sisam adasının bulun­ması sebebiyle burada kayıklarla dahi gelinerek her an bu adadan gelen Rum eşkiyalarının baskı­nına uğraya­bilecek bir konumda idi. Nite­kim, bu ada Rumları yerli Rumlarla da birleşerek sık sık Söke köylerine taarruz ediyor­lar, pek çok cinayet ve gasp olayları ya­ratıyorlardı.1

Söke, 17 Mayıs 1919 tari­hinde Kuşadası'ndan gelen 200 ki­şilik bir İtalyan müfrezesi tara­fından işgal edildi. İtalyan­lar Rum­ların cinayet ve soy­gunlarına seyirci kalıyorlardı.

57. Tümen komutanı 16 Haziran 1919 günü Kurmay Baş­kanı, Kurmay Yüzbaşı Selahattin'i Söke'ye göndererek durumu tet­kik edip Milli Hey'et ve Kuvâ-yı Milliye kurma giri­şiminde bu­lun­masını emretti.

Yübaşı Selahattin, Söke'ye gittikten üç gün sonra verdiği ra­porda " Şimdilik 150 kişilik bir milli müfreze kurabildiğini ve bu­nun sevk ve idaresini Binbaşı Saip'e verdiğini ancak elde 50 silah bulunduğundan daha 100 silâha ihtiyaç bulun­duğunu " bil­dirdi.

Tümen Komutanı bu ta­lebi karşılayabilmek için kabili­yetini ve ba­şarısını iyi bildiği Milas Jan­darma Komutanı Yüzbaşı Rifat'a emir vererek Milas depo­sundan 400 tüfek ve yeterli cep­hane ge­tirtti.

Bu girişimler kısa za­manda sonuç verdi ve Söke Hey'eti Milli­yesi kurularak faaliyete geçti. Teş­kil edilen Kuvâ-yı Milliyenin ba­şına Giritli Cafer Ağa (Sökeli Ca­feraki) getirildi.

MİLLİ KUVVETLERDE MAHMUT ESAT


Keza Söke'de Mahmut Esat Bozkurt'un milli kuvvetle­rin oluşturul­masında ve faali­yetle­rinde büyük emekleri geçmiştir.

Bölgede o günlerde ya­şa­mış şahıslardan Ahmet Koca­oğlu ile ya­pılan mülakat­tan: " Kuvâ-yı Milliyede idik. Evvelâ çete idik ve yer altı teş­kilatında idik. Yer altı teşkilâtı Kız Mek­tebi de­nilen yerde faali­yet gös­teriyordu. Burada Mah­mut Esat (Bozkurt) , Fe­ride Hanım Nu­rul­lah Bey ve bizler " Çalıkuşu " pa­rolası ile hizmet edi­yorduk"

İsviçre'de talebe iken Ce­nev­re'deki Başkonsolosumuz ondan belki de bu sebeple şika­yet etmiş­tir. Çünkü o uslu, miskin bir ta­lebe değildir, ihti­lâlcidir. Nitekim Milli Savaş başlayınca arkadaşı Başvekil Saraçoğlu ile beraber bu uğurda çalışmak üzere hemen yola çıkmıştır.

Venizelos, Mahmut Esat ile Saraçoğlu'nun milli Savaşta ça­lışmak üzere dönmekte ol­dukla­rından korku duymuş, bunun önüne geçilmesini telg­rafla Ro­ma'ya bildirmiştir. Venizelos'un bu talebine rağ­men iki ateşli ve kararlı İzmirli memlekete dön­müşler Kurtuluş Savaşında rol almışlar­dır.

BATI CEPHESİ NASIL KURULDU


Toplumsal yapısını ince­ledi­ğimiz ulusun şahlandırıl­ması ko­lay ol­madı. Batı Cephesi de asker kuvvetlerinin azlığın­dan ve hü­kümetçe kullanılma­masından ko­lay tutulmadı. Bu bakımlardan İz­mir'in Hasan Tahsin'inden Mus­tafa Kemal'e değin bir çok yurt­severin bu çabada payı oldu. Şim­di, Mus­tafa Kemal'den biraz ay­rı­larak bu çabaları izleyelim.

1- Batı'da üç Albay- Bir Ge­neral

Yunan işgaline.karşı dayatı gösteren birçok komu­tan, subay, yurt­taş arasında General. Ali Fuat ile üç albayın hizmeti yersel ol­maktan çıkarak bölgesel bir kap­lama vardı. Bunların çabalarını istenildi­ğince büyük başarıya ulaş­tırma­yan etmenler şunlar oldu.

Hanoğlu Abdürrahim öğüt­leme kurulunun yatıştırıcı telkin­leri; iş­gal üzerine İzmir'­den kaçan halkın " ateş edilme­seydi kan dö­külmeye­cekti " yolunda çıkardığı yaygara, azınlığının belirli ya­yın­tısı (şayia) , aralarında azınlıktan olanların da yer aldığı birçok dev­let görevlisinin eksin ve haince davranışları. Bunların getirdiği yılgın bir ortam.[İçinde 1 Rum 1 Ermeni bulunan Hanoğlu Abdürrahim öğütleme kurulu işgalden bir süre önce bölgede do­laşmış, başımızda dünya hakanı olduğunu söy­leyerek halkı ra­hatça işiyle uğraşmaya teşvik et­mişti. Da­mat Ferit Baş­bakan olunca bir çok Hıristiyan göreve atanmıştı]

Bu yayıntıya kısa za­manda başkaları da eklendi: " İşgal geçi­cidir." " Dikili ağacı bulunmayan subayların sözle­rine kulak asma­yın! ", Hakan, Yunanlılarla savaş istemiyor."

Şimdi bu yurtseverlerin, yu­karıda sayılan koşullar al­tında harca­dıkları çabaları görelim.

Albay Şefik (Aker) : Ça­nak­kale savaşmalarında de­ğerli hiz­metlerde bulunan bu subay izmir'in işgali sırasında 57. Tümen Komutanı olarak Aydın'da bulu­nuyordu. Akıbe­tini gördüğümüz 17. Kolor­dunun toparlan­ması ve yöne­tilmesi ona düşmekte idi. Daha erken ve daha atılgan dav­ranış göstermiş olsaydı, ulusal savaş­ta Albay Kâzım (Özalp) gibi birinci sırada bir komutan düze­yine yükselebi­lirdi. Kurmay olma­yışı bir engel olmazdı. O' nu, daha alçak gö­nüllüce hiz­metlerle yeti­nir, görürüz. Nisan 1919'da tü­meni bölge­sinin güney kesimle­rine yapılacak İtalyan çıkar­mala­rına karşı etkin davranmamasının buyrul­muş olması, İzmir işgali üzerine yönerge almamış al­mamış bulunması, olumsuz davranışlı bir çevre olan Aydın gibi bir yerde bulunması gibi etmen­lerin, ver­diği karar­lara etki yaptığı kabul edile­bilir.

Albay Şefik isabetli bir gö­rüşünü 23 Mayıs 1919'da Sa­vaş işleri Ba­kanlığına verdiği raporda şöyle bir sonuçla bitiri­yordu:

" Durumu ıslah için ulu­sal kuvvet örgütleri meydana getir­mek en iyi tedbir olacaktır."

Genelkurmay Başkanı Ge­neral Cevat (Çobanlı) raporun al­tına " son fıkra çok önemlidir. ivedilik gerekir " diye olumlu yoru­munu koyarak, 24 Mayıs 1919'da Albay Şefik'e şöyle kar­şı­lık ver­mişti:

"...yersel hallere göre yapıl­ması gereken işleri siz daha iyi de­ğerlen­dirirsiniz..."

Böyle bir destek ve Albay Bekir Sami (Günsav) nin 17nci Ko­lordu komutanlığına vekil ola­rak gelmesiyle ölçülü bir etkin­lik göstererek Aydın ve Muğla böl­gesinde ulusal kuv­vetler kurulma­sında önemli rol oynamış; bu arada Yörük Ali Efe ve Kıllıoğlu Hü­seyin Efe müfrezelerinin ku­rulma­sını sağlamıştır. Demirci Mehmet Efenin ortaya çıkmasıyla, onun ya­nında hizmet almak alçak gö­nüllülüğünü göstermiş ve bu müfrezenin yola getirilmesine de­ğin onunla çalışmıştır.

Albay Bekir Sami (Günsav) : İşgalden sonraki Yeni Savaş İş­leri Ba­kanı Gene­ral Şevket Turgut'un güvenip, 17nci Kolordu'ya vekil olarak 56ncı Tümen komutanlı­ğına gönderdiği bu Albay 21 Ma­yıs 1919'da Ban­dırma'ya çıkar. Marmara Denizi ile Büyük Men­deres ırmağı arasını trenle ve at üstünde dolaşır. Çerkez Ethem'in ağabeysi Reşit'i kuvvet kurmaya teşvik eder. 24 Mayıs 1919'da Akhisar' dadır. Burada ileri ge­lenleri dava­sına çelemez. Salihli'ye geçer. Başarı yarıdır.. Buyru su­bayı Yüzbaşı Rasim (Tuğ­general Aktuğ) i, Ödemiş, Nazilli, ve Ay­dın'a gönderir, " Yiğit Or­dusu" adıyla Ödemiş Ulusal Kuvvet Müf­rezesinin kurulmasında etmen olur.

Albay Kâzım (Özalp) : Öteki ikisine göre adı daha çok parla­yacak olan Keşan'daki Tümen Komutanı Kurmay Al­bay Kâzım, işgal öncesinde İz­mir'de izinli bulunuyordu. 14 Mayıs 1919 da zi­yaret ettiği kolordu komutanı Ali Nadir 'den askerle bir dayatı ya­pılmayaca­ğını öğrenince, gece mitinge katılarak 15 Mayıs'da bir yük tireniyle Balıkesir'e gitti. Kimi uyarmalarda bulunduktan son-ra İstanbul'a uzandı. Genel­kurmay Baş­kanı General Ce-vat'ı görüp Yunanlılarla sa­vaşma azminde olduğunu an­lattı. Ege'deki durum üzerinde bir de rapor vererek kendisinin Albay Muhittin'in ye­rine Ban­dırma, Balıkesir bölge­sindeki 61 inci Tümen ko­mutan­lı­ğına ata-nılmasını sağladı.

Batı Cephesinin kurul­ması için çalışan ve ulusal kuv­vetlerde hiz­metleri ön sırada geçenler yal­nız bu üç albay değildi.

Urla'da173 A.K. Yb Kâzım

Ayvalık'ta 172nci Alay k. Vekili Yarbay Ali (Çetinkaya)

Albay Şefik (Aker) in 175 inci Alay komutanlığına getir­diği Binbaşı Hacı Şükrü

Ödemiş'te Refik Şevket (ince)

J.Yüzbaşısı Tahir Fethi (Özerk)

Denizli Sancak Beyi Faik (Öztrak) , Buranın Askerlik Dai­resi Baş­kanı Albay Tevfik,

Alaşehir Kaymakamı Bezmi Nusret (Kaygısız) ve bu ilçeden Yüzbaşı Cemil, Binbaşı Muhtar, Üsteğmen Tahsin, Bin­başı Sü­leyman.

Balıkesir'de Yüzbaşı Ke­mal. Balıkesir J. Ve kara kuv­vetinden bir çok subay ve gö­revli vardı.

Yörük Ali, Kıllıoğlu Hüse­yin, Demirci Mehmet Efeler ve Ç.Ethem, Galip Hoca (C.Bayar) , Vasıf (Çınar) Balıkesir Milli Eği­tim Müdürü Sabri buranın be­lediye başkanı,

Avrupa'daki öğrenimlerini yarıda bırakarak ve böylece gele­ceklerini hor görerek ulusal sa­vaşa katılan Mahmut Esat (Bozkurt) , Şükrü (Sara­çoğlu....ve daha niceleri vardı.
1   ...   42   43   44   45   46   47   48   49   ...   67

Reklamlari:

Similar:

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconMahmut esat bozkurt hakkinda

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconKitabın Yazarı : esat mahmut karakut

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconAnkara Ekspresi (Esat Mahmut Karakurt)

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconKİtabin adi : dağlari bekleyen kiz kitabin yazari : Esat Mahmut karakurt

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconKİtabin adi: ankara ekspresi Kİtabin yazari: esat mahmut karakurt

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconKİtabin adi çölde Bir İstanbul Kızı Kİtabin yazari mahmut Esat Karakurt

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconErikler Çiçek Açtı (Esat Mahmut Karakurt) Kİtabin adi : erikler çİÇek açTI

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconBize armağan ‘’armağAN’dan’’

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconÇinar polis karakolu 2 perde (komedi) Yazan Mustafa Firuz bozkurt (Ocak 2008) Çinar polis karakolu

Mahmut esat bozkurt anisina armağan (1892 1943) 2008 iconBariş mançO (1943 )

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©trdocs.org 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page