Geçmişte Çevirmenlik Dersi

Reklamlari:



Indir 49.79 Kb.
TitleGeçmişte Çevirmenlik Dersi
Date conversion11.04.2013
Size49.79 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://xa.yimg.com/kq/groups/23227171/1187993082/name/Hieronymus Raporu.docx

iu_logo

İstanbul Üniversitesi

Edebiyat Fakültesi

Çeviribilim Bölümü


edlog2



Geçmişte Çevirmenlik Dersi

2011/ 2012


Ödevi alanların Anabilim Dalı : İNGİLİZCE MÜTERCİM TERCÜMANLIK


Ödevin Konusu : HIERONYMUS VE VULGATA ÇEVİRİSİ


Dağılımı


Öğrenci No.

Adı Soyadı

Konu

Cep tel/ mail adresi

0340080017

Hamide Elif Üzümcü

Hieronymus ve Vulgata Çevirisi


0543 963 6004

heuzumcu@hotmail.com

0340080051

Şeyda Tüney

Hieronymus ve Vulgata Çevirisi


0541 763 8434

seyda.tuney@yahoo.com



İçindekiler



  1. Hieronymus’un çokkültürlü kişiliği 3

    1. Yaşamına Genel Bir Bakış 3

    2. İncil çalışmaları 3



  1. Vulgata 3

    1. Latince İncil 3



  1. M.S. 400lerde Çeviri Anlayışları 4

    1. Hieronymus’un Sıradışı Çeviri Anlayışı 4

    2. Çevirmen ve Tanrı İlişkisi 5



  1. Hieronymus’un Kaynak Metin Tercihi 5



  1. Çeviri Hataları 6

    1. Azizler de Hata Yapar 6

    2. Musa Heykeli 6

    3. Sevmek – Acımak Yorumları 6




  1. Hieronymus’un Diğer İncil Çevirmenlerine Bakışı 7




  1. Hieronymus ve Vulgata’nın Çeviri Dünyasındaki Önemi 8




  1. Ekler 9




  1. Kaynakça 10




  1. HIERONYMUS’UN ÇOKKÜLTÜRLÜ KİŞİLİĞİ



    1. YAŞAMINA GENEL BİR BAKIŞ

Günümüz İtalya-Hırvatistan sınırına yakın bir bölge olan Pannonia’da M.S. 348’de doğan Eusebius Hieronymus Sophronius, kısaca Aziz Jerome olarak bilinir. Klasik bir eğitim alan Jerome, Roma’da Donatus tarafından eğitilmiştir. 374 ve 379 yılları arasında, bugünkü Antakya’nın güneybatısında yaşamını sürdürmüştür. Ardından 379 yılında Aziz Paulinus tarafından kendisine papaz ünvanı verilmiştir. Kısa süre sonra çokkültürlü kimliğine, yaptığı Latince İncil çevirisi ile bir de çevirmenliği ekleyecektir.



    1. İNCİL ÇALIŞMALARI

Hieronymus ilk olarak 380 yılında Konstantinapolis’e gittiğinde, Aziz Gregory Nazianzus ile birlikte İncil çalışmalarına başlamıştır. 382 yılında Roma’ya döndüğünde Papa Damasus’un sekreteri olarak çalışmıştır. Papa Damasus, ondan İncil’in ve Mezmurlar’ın çevirilerini revize etmesini istemiştir. Papa Damasus 384 yılında ölümünde sonra, Hieronymus Roma toplumuna yönelik sert eleştirileri yüzünden Roma’yı terk etmek zorunda kalmıştır. Daha sonra Antakya, İskenderiye ve Bethlehem’e giden Hieronymus, Bethlehem’de bir süre manastır hayatı yaşamıştır. Burada Eski ve Yeni Ahit metinlerini Latinceye çevirmiş, bu İncil’e Vulgata adını vermiştir.

Hieronymus, 30 Eylül 420 tarihinde Bethlehem’de hastalanmış, sonrasında hayatını kaybetmiştir.



  1. VULGATA

Hieronymus İbranice Eski Ahit ile Yunanca Yeni Ahit’in karşılaştırarak Latinceye çevirdiği İncil’e Vulgata adını verdi. Vulgata sözcüğünün etimolojik kökenine baktığımızda vulgus “kalabalık”, vulgat ise “herkesçe tanınan” anlamına gelmektedir.



    1. LATİNCE İNCİL

Hz. İsa döneminde en yaygın dil Yunanca olduğu için, o çağın kilise topluluğunun okuduğu Kutsal Kitap Yunancaydı. İsa’dan yaklaşık iki yüzyıl önce Mısır`ın İskenderiye Kentindeki Yahudiler Eski Ahit’i İbraniceden Yunancaya çevirmiş, buna “Septua Ginta” adını vermişlerdi. Yehi Ahit’le birlikte ilk çağ kilisesinin kullandığı Kutsal Kitap, Septua Ginta çevirisiydi. Ancak Kuzey Afrika`daki kilise toplulukları, Yunanca değil, Romalıların etkisi altında Latince konuşuyorlardı. Bu yüzden Hieronymus Papa Damasus’un isteği üzerine İbranice ve Yunanca İncilleri karşılaştırıp Eski Ahit’i Latinceye çevirerek Vulgata’yı oluşturmuştur.

  1. M.S. 400LERDE ÇEVİRİ ANLAYIŞLARI

İlk dini ve edebi metinlerin çevirileri, ilkel bir yöntem olan sözcüğü sözcüğüne aktarma yoluyla yapılırdı. Bunun nedeni, kaynak ve erek dildeki yetersizlikti. Bu çeviri anlayışı, gelişmemiş bir dil anlayışını ön plana çıkarmakla birlikte kaynak metni körü körüne yüceltmekteydi. Bu tür çevriler genelde çok güç anlaşılmaktaydı.


Hieronymus o dönemde iki tür çeviri tutumu olduğundan söz eder. Verbum e verbo transferre (sözcüğü sözcüğüne çeviri) ve sensıım ezprimere de sensu (anlamın çevirisi). Ancak Kutsal Kitap çevirisinde Hieronymus’un “sözcügü sözcügüne” çeviriden vazgeçmedigini, söyleyen Kızıltan1, onun çeviri konusundaki düsünce ve ilkelerinden bir mektubunda su sekilde bahsettigini vurgular:

Sadece kabul etmekle kalmıyor, ayrıca itiraf da ediyorum ki, Yunanca

metinleri çevirirken –kutsal kitaplar hariç, çünkü onlarda kelimelerin

dizilisi bile baslı basına bir giz- sözcügü sözcügüne çevirmek yerine

anlamı aktarıyorum.”


    1. HIERONYMUS’UN SIRADIŞI ÇEVİRİ ANLAYIŞI



Hieronymus'un, Kutsal Kitap konusunda benimsediği tutum, sözcüğü sözcüğüne aktarımdır. Ona göre kutsal metinlerin söz dizimi bile başlı başına bir 'giz"dir ve böyle bir metinde değişiklik yapma fikrinden çok uzaktır. Hieronymus’un bu yöndeki çeviri anlayışını, 2005 yılında İstanbul Üniversitesi’ne gelen Hieronymus ve Novalis çeviri yaklaşımlarını ele aldığı seminerinde şöyle açıklamıştır:

“Antakyalı Hieronymus (Aziz Jerome)’un en tanınmış sözü; çeviri sözcüğü sözcüğüne değil, anlama göre yapılmalıdır (non verbum e verbo, sed sensum de senso) sözüdür herhalde. Bu sözden gerçekten de Hieronymus’un anlama göre çeviri yaptığını mı anlamalıyız? Bu soruyu şöyle yanıtlamaya çalışayım, o zamanda anlama göre yapılan çeviri, kelimelerin diğer dildeki karşılığını seçmek demekti. Kelimesi kelimesine yapılan çeviri ise aslında sesbirimlerin diğer dildeki karşılığı birebir verilerek yapılan çeviriydi. Bu durumda bu kavramları biz bugünkü anlamında kullanamayız.”(Aktaran Sakine Eruz)2



    1. ÇEVİRMEN VE TANRI İLİŞKİSİ

Hieronymus’a göre kutsal Kitap"ı anlamak zor, özellikle de çevirmek son derece tehlikeli bir işti. Çevirmenden gücünü aşacak şeyler beklenmemeli, çeviri yapabilmek için gerekli olan ilhamın, Tanrı’nın bir lütfu olduğu unutulmamalıydı.


“İncil çevirmeni birbirine zıt iki görev üstlenmiştir” der Hieroynmus. Bunların ilki Kutsal Kitaba duyulan sorumluluk nedeniyle Kutsal Söz’ü elinden geldiğince aynıyla aktarmaktır. Diğer bir taraftan, çevirmenin erek dil okuruna karşı da bir görevi vardır: Tanrı’nın sözünü açıklamak ve yaymak. Hieroynmus da üstlenmiş olduğu bu zorlu görevde Tanrı’nın kendine yardım edeceğinden emindir. Peygamberler gibi kendine vahiy inmesini, bütün varlığı ile Tanrı’nın iradesini yansıtacak bilgiyle donanmış olmayı ister. Ona göre Tanrı’nın sorgulanmaz güçlerinden biri de yazarlık gücüdür ve bu sebeple onun yazdıklarını kitlelere ulaştırırken kaynak metnin üslubunu korumak kaçınılmazdır.



  1. HIERONYMUS’UN KAYNAK METİN TERCİHİ

Hieronymus Eski ve Yeni Ahit çalışmaları yaparken, Septua Ginta çevirisinde çağın şartlarına uyma gerekçesiyle gereğinden fazla ekleme ve çıkarmalar yapıldığını, anlaşılmaz yerlerin aydınlatılması konusunda fazla ileri gidildiğini fark etmiştir. Bu sebeple Hieroynmus, kaynak metin olarak Septua Ginta’ya değil, bozulmamış aslına dayanarak çevirmeyi zorunlu görür. Elbette Hieronymus ‘un bu tutumunda kaynak metnin Kutsal Kitap olması nedeniyle aslına saygılı olma, özgün metnin ifade gücünü, kendine has tonunu ve üslubunu koruma kararı etkilidir.


Tüm bu kararları ışığında, Hieronymus Kutsal Kitap’ı Yunancadan çevirmek yerine, İbranice öğrenerek orijinal dilinden çevirmeyi tercih etmiştir.



  1. ÇEVİRİ HATALARI



    1. AZİZLER DE HATA YAPAR

Hieronymus, çeviri hataları konusunda şöyle der: “Elbette Tanrı’nın herhangi bir sözünün düzeltilmesi gerektiğini ya da tanrısal esinlenme olmadan kaleme alındığını düşünecek kadar aptal değilim, fakat Kutsal Kitap’ın farklı Latince versiyonlarındaki varyasyonlar, bunların hatalı olduğunu göstermektedir.” Hieronymus, aziz ünvanına rağmen bu yorumuyla, kendisinin de hata yapabileceğini göstermektedir.

    1. MUSA HEYKELİ

Hieronymus’un en önemli çeviri hatalarından biri, Kutsal Kitap’ın orijinal İbranice metninde Sina Dağı’ndan inerken Musa’nın başındaki ışık halelerini boynuz olarak tasvir etmesidir. Bunun sonucunda 1515’te heykeltıraş Michelangelo boynuzlu bir Musa heykeli yapmıştır. (Ek 1) Yaklaşık iki buçuk metrelik boynuzlu Musa heykeli Roma’da S. Pietro in Vincoli’de sergilenmektedir.

    1. SEVMEK VE ACIMAK YORUMLARI

Hieronymus’un bir başka ise Septua Ginta’da ‘sevmek’ olarak yorumlanan sözcükleri Vulgata’da ‘acımak’ olarak yorumlamasıdır. Salih Akdemir’in bir konuşmasında3 belirttiği gibi, Tanrı kullarına acımak yerine sevgiyle yaklaşır. Çünkü tanrı ile kulu arasındaki ilişki bu bağlamda tanımlanır.



  1. HIERONYMUS’UN DİĞER İNCİL ÇEVİRMENLERİNE BAKIŞI


Her bir İncil çevirisi bir öncekinden etkilenmiş, yapılan çevirilerde kimi zaman eleştirilere kimi zaman ortak paydalara rastlanmıştır. Hieronymus her ne kadar Cicero’nun “Çeviri, sözcüğü sözcüğüne değil; anlama göre yapılmalıdır” (non verbum e verbo, sed sensum de senso ) çeviri anlayışını benimsemiş olsa da, bir noktada onu eleştirmektedir.


Cicero (M.Ö. 106-43), Romalı düşünürlerin yabancı edebiyatları kendine uydurma ve yerlileştirme eğiliminin önde gelen bir temsilcisi olarak gereğinden fazla ekleme, çıkarma ve uyarlamalar yapmıştır. Hieronymus ise bu konuda yeterince eğitimli olmadan, yalnızca yazarlık yeteneğine dayanarak çeviri yapabileceğine inanan “serbest çeviri” yanlılarının bu keyfi anlayışı oldukça yanlış bulmaktadır. Bu kanıdan hareketle, her yerde yalnızca 'anlam'ı verdiğini iddia eden çevirmen Symmachus'u, Cicero'yu ve Septuaginta çevirmenlerini kınamaktadır.


Hieronymus,’un çeviri anlayışı bir başka İncil çevirmeninkiyle de ters düşmektedir. Hieronymus, yalnızca anlaşılırlığı zorlayan İncil çevirisiyle sınırlı kalmaz, 'edebi' metin çevrilerindeki dil anlayışına da karşıdır. Oysa, Hieronymus'un dili, eğitim görmüş üst tabakanın anlayacağı Latince iken Luther İncil'i açık, anlaşılır bir Almancayla aktarabilmek için, 'sokaktaki adam'ın konuşma tarzını incelemiş, bu doğrultuda basit bir dil kullanmıştır. Ancak, bu noktada göz ardı ettiği bir gerçek vardır ki, Hieronymus'un çevirilerinde kullandığı Latince, yüzyıllara dayalı gelenekler doğrultusunda biçimlenmiş bir dildir.


Ancak bu iki çevirmen, 18. yüzyılın ilk yarısına kadar çok etkili olan ve dini metinlerde iki ağırlık merkezini, metni ve okuyucuyu, aynı çatı altında buluşturmaya çalışan bu geleneğin başta gelen temsilcilerinden olmaları sebebiyle ortak bir noktada da buluşmaktadırlar.



  1. HIERONYMUS VE VULGATA’NIN ÇEVİRİ DÜNYASINDAKİ ÖNEMİ


Vulgata İncili dünyanın dört bir yanına yayılarak, 16. yüzyılda Katolik Kilisesi tarafından İncil’in resmi tercümesi olarak kabul edilmiştir.

Hieronymus ve onun Vulgata İncili çeviri dünyasında büyük önem taşımaktadır. Vulgata çevirisi, çeviri yöntemi tartışmalarının başlangıcı olarak kabul edilir.

Aynı zamanda dönemin büyük din adamı ve bilgini kimlikleriyle Hieronymus’un çeviri dünyasına katkıları ve Avrupa'nın kültürel oluşumunda taşıyıcı rolü sayesinde, ölüm tarihi olan 30 Eylül, Uluslararası Çevirmenler Federasyonu FİT tarafından 1991 yılında Dünya Çeviri Günü ilan edilmiştir.



  1. EKLER

Ek 1 : Michelangelo’nun Vulgata çevirisine dayanarak 1515’te yaptığı boynuzlu Musa Heykeli


michalengelo 1515 moses horn.jpg



  1. KAYNAKÇA



  • AKŞİT, Göktürk Çeviri, Dillerin Dili, Çağdaş Yay.İstanbul 1986

  • Çeviri Derneği, Haber Arşivi, Eylül 2010

http://www.ceviridernegi.org/haber3.html Erişim Tarihi: 26.10.2011

  • ERUZ, Sakine “Hans Vermeer İstanbul Üniversitesi’nde” 16 Aralık 2005

http://ceviribilim.com/?p=30 Erişim Tarihi: 26.10.2011

  • ERUZ, Sakine ‘Kur’an-ı Kerim Çevirileri Üzerine: “Din içtenliktir” ’ 30 Mart 2010

http://ceviribilim.com/?p=2885 Erişim Tarihi: 26.10.2011

  • EZBER, Gökçen “Çevirmenlerin Azizi: Jerome Çevirmenlerin Azizi: Jerome” Haziran 2011

http://www.dragosfer.com/genel/cevirmenlerin-azizi-jerome/ Erişim Tarihi: 26.10.2011

  • Prof. Dr. KIZILTAN, Rezan “Tarihte Çeviri”

http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/26/1052/12718.pdf Erişim Tarihi: 26.10.2011

  • Temel Britannica, “Kutsal Kitap”, “Eski Ahit”, “Yeni Ahit”, Ana Yayıncılık 1992, Cilt 11

  • TUFAN, Soner “Kutsal Kitap Günümüze Nasıl Ulaştı?”

http://www.kutsalkitap.com/?p=30&id=25&l=1 Erişim Tarihi: 26.10.2011



1 Prof. Dr. Rezan KIZILTAN, “Tarihte Çeviri”

http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/26/1052/12718.pdf Erişim Tarihi : 26.10.2011


  • 2 ERUZ, Sakine ‘Hans Vermeer İstanbul Üniversitesi’nde’ 16 Aralık 2005

http://ceviribilim.com/?p=30 Erişim Tarihi : 26.10.2011


3Salih Akdemir 30 Mart 2010’da İstanbul Üniversitesi’nde verdiği ‘Kur’an-ı Kerim Çevirileri Üzerine: “Din içtenliktir” adlı seminerinde bu konuda şunları şöylemiştir: Tanrı sevgi demektir. Tanrı ile insan arasındaki ilişki kulluk ilişkisi değildir, sevgi yolundan geçen özgürlüğe giden bir ilişkidir. Sözcüklerin türev anlamları alınıyor, elimizde bulunan sözcükler ise bizi yanlış yönlendiriyor. O halde o anlamların Arapçada olması gerekir, şimdi bakın “rahime” kökünün kök anlamı “sevgi”, Akadcaya kadar iniyorsunuz, bu kökün Akadcada (M.Ö. 2600 ) olan metinlerde bu kökün anlamı sadece sevgi, kutsal kitapta kök anlamı sevgi, Eski Ahid’de 43 yerde geçiyor, ancak tek bir yerde “sevmek” anlamını vermişler, onun dışında hep “acımak” demişler. İspanyolca bir kutsal kitaptan bahsediyor, “tek orada doğru çevirmişlerdi


Add document to your blog or website
Reklamlari:

Similar:

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconGeçmişte Çevirmenlik Dersi

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconAvusturya’da Çevirmenlik ve Tercümanlık

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconGünümüzde Çeviri ve Çevirmenlik

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconAyrıca; Kazakça, Özbekçe, Türkmence, Kırgızca, Azerice, Osmanlıca, Farsça, Rusça sahalarında 13 yıldır devam eden profesyonel çevirmenlik tecrübesi

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconA geçmişte Sûzinâk Makamı

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconA geçmişte Sûzidil Makamı

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconİSVİÇRE’de çEVİRİ, ÇEVİrmenlik ve çEVİRİ EĞİTİMİ

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconGeçmişte başlamış ve günümüzde devam eden olaylar

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconGEÇMİŞte nükleer alanda yapilan çalişmalar ve son geliŞmeler*

Geçmişte Çevirmenlik Dersi iconUsed to / would / used to / would “ used to + V1 ” geçmişte yaptığımız fakat artık yapmadığımız alışkanlıklarımızı

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©trdocs.org 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page