Efe Hazretleri buyurdu ki; "Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız."

Reklamlari:



Indir 10.57 Kb.
TitleEfe Hazretleri buyurdu ki; "Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız."
Date conversion18.03.2013
Size10.57 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://musmuradiyeyatilierkekkurankursu.com/wp-content/uploads/2012/07/Efe-Hazretleri.docx

Alvar İmamı Efe Hazretleri Şeyh Yusuf-i Kodi Hazretlerini ve Küfrevi Hazretlerini Anlatıyor


c:\users\pro2000\desktop\30.jpg

Alvarlı Efe Hazretleri arkadaşlarıyla birlikte Muş'un Kod (Tan) Köyüne, Hazret-i Pir'in halifesi Şeyh Yusuf Efendi'ye gittiler.

Şeyh Yusuf Efendi 90 yaş civarında nurani bir Pir idi. Efe Hazretleri yolda yanındakilere, O'nun yüce meziyetlerini ve eşsiz faziletini pek çok medh ü sena etti. Sonra şu kerametini anlattı:

Şeyh Yusuf Efendi, yüz kişilik bir kafileyle Hacca giderken yolda haramiler yollarını kesip elbiselerine varıncaya kadar soyuyorlar, her şeylerini ellerinden alıyorlar. Atlarını da götürdükleri için çaresiz dağ başında kalıyor ve orada sabahlıyorlar. Sabah erkenden haramilerin kendilerine doğru geldiğini gören hacı adayları; "Önce malımızı aldılar, şimdi de canımızı almaya geldiler" diyerek endişeye kapılıyorlar. Haramilerin reisi; "Bütün hacılar sıraya dizilsin." diyor. Sıra hâlinde toplanan hacı adaylarını tek tek dikkatlice inceleyerek gözden geçiren reis, Şeyh Yusuf Efendi'ye gelince hemen ayaklarına kapanıyor. O gece rüyasında gördüğü bu mübarek zatın kendisini affetmesi için yalvarıyor. Şeyh Hazretleri; "Tevbe et!" buyuruyor. Eşkıya başı tevbe ediyor. Aldıklarını iade ettiği gibi, bir de adamlarıyla birlikte Şeyh Yusuf Efendi Hazretleri'nin kafilesine katılıp beraber hacca gidiyorlar.

Bunu anlattıktan sonra Efe Hazretleri buyurdu ki; "Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız."

Şeyh Yusuf Efendi misafirlerini üç gün bırakmadı. Her gün ikindi ve yatsı namazlarından sonra hatm-i hâcegân okundu. Duayı Şeyh Hazretleri yapıyordu. Üç günden sonra hep beraber yola çıktılar. Şeyh Yusuf Efendinin atı biraz yavaş olduğu için Efe Hazretleri Osman Efendi'ye, atını Şeyh Efendi'ye vermesini emretti. Geçen seneki Bitlis ziyaretinde, o atın Şeyh Efendi'yi yorduğunu, rahatsız ettiğini unutmamıştı. Kodni'ye (Günkırı) oradan da Morh'a (Aşağı Kolbaşı) uğradılar. İkindi namazını orada kıldıktan sonra Rahva düzüne indiler. Bitlis'e girmeden önce atlardan indiler. Hazret-i Pir'in beldesine at sırtında girmeyi edebe uygun bulmuyorlardı. 90 yaşına ve zaîf vücuduna rağmen Şeyh Yusuf Efendi de yaya olarak yürüyordu.

Tekkeye geldiler. Onları gören hizmetçiler hemen koşup atlarını aldılar. Başlarında Küfrevi tacıyla üç halife; Şeyh Yusuf Efendi, Abdülmecid Efendi ve Muhammed Lutfî Efendi; beraberlerinde

Seyfeddin Efendi, Sâbıt Baba, Sığırlılı Cemal Hoca ve Osman Efendi olmak üzere Şeyh Abdülbâkî Efendinin huzuruna girdiler. Sırayla el öptüler. Şeyh Efendi, Halife Efendileri karşı sedire oturttu. Diğerlerinin diz üstü yerde oturmak istemelerine izin vermedi. Onlara sandalyeleri işaret etti. Kendisi koltukta oturuyordu.

Şeyh Abdülbâkî Efendi, ağabeyi Hazret-i Şah'ın 1914'te vefatından sonra Küfrevi postuna oturan pek muktedir bir mürşid-i kâmil idi. ilk gençlik yıllarında iyi at binen, av merakı olan şahbaz bir delikanlı idi. Bir gün muhterem babası Pır-i Küfrevi kendisini huzuruna çağırdı. Hazret-i Pir koltukta oturmaktaydı. "Abdülbâkî! Yüzünü yere koy." buyurdu. Abdülbâkî Efendi, babasının ayakları önünde, yanağı yere değecek şekilde yüzünü yere koydu. Hazret-i Pir mübarek ayağını oğlunun diğer yanağı üzerine koyup; "Abdülbâkî! Dünyadan geç" buyurdu. Bir müddet öylece durduktan sonra; "Geçtin mi?" diye sordu. "Belî kurban geçtim" cevabını alınca, diğer yanağını çevirmesini emretti. Bu sefer aynı şekilde mübarek ayağını oğlunun öbür yanağına koyup; "Abdülbâkî! Ukbâdan da geç" buyurdu. Bir müddet sonra; "Geçtin mi?" diye sordu. Abdülbâkî Efendi, "geçtim" cevabını verince; "Haydi kalk! Senin işin tamamdır." Buyurdu. Aldığı bu himmetle gerçekten Abdülbâkî Efendinin işi tamam olmuştu. Sonunda Küfrevl Dergâhının postnışînı oldu.

Efe Hazretleri'nin daha önceki ziyaretinde, Hazret-i Pir'in cuma namazlarını kıldığı Kızıl Mescitte Şeyh Abdülbâkî Efendi bir hatme yapmıştı. Cemaat yedi kişiydi. Her birine /*Shâb-ı Kehf'in isimlerinden birini verdi: Yemlıhâ, Mekselinâ, Meslinâ, Mernûş, Debernûş, Sâzenûş, Kefeştetayyuş. O sırada oğlu Nesîm Efendi kapıda göründü. "Kurban beni de Kıtm'irliğe kabul et." dedi ve o da halkaya iştirak etti. Öyle feyizli bir hatme olmuştu ki, halkada bulunanlar kendilerinden geçtiler. Hatme bitince Hazret-i Şeyh, "Bu da nîm-hatme (yarım hatme) oldu." buyurdu.

Efe Hazretleri'nin bu ziyaretlerinde Nesîm Efendi 25 yaşlarındaydı. Babası sohbet ederken o mabeyinde durmadan ağlıyordu. Bir ara Efe Hazretleri, inâbe almak isteyenlerin olduğunu, onları evlâtlığa kabul buyurmasını Şeyh Efendi'den istirham etti. Seyfeddin Efendi ile Osman Efendi Şeyh'in önünde diz çöküp oturdular. Şeyh Efendi el tutup onlardan biat aldı. Uzunca bir dua yaptı. Bambaşka bir âlem oldu. Sonra Efe Hazretlerine dönüp, "Halife Efendi! Gerisini sen ikmâl edersin." buyurdu. Üçüncü günkü ziyaretlerinde Şeyh Abdülbâkî Efendi, kendi sırtındaki cübbeyi çıkarıp Seyfeddin Efendi'ye giydirdi ve "Seni halife nasbettim. Sen hatm-ı hâcegân okutacaksın, cemaata sohbet edeceksin" buyurdu. Efe Hazretlerine hitabende, "Seyfeddin bizimdir." İltifatında bulundu.

Misafirler, Bitlis'ten sonra Tillo'ya gitmek niye tindeydiler. Şeyh Abdülbâkî Efendi, malum isyandan dolayı ortalığın karışık olduğunu, gecikmeden Erzurum'a dönmelerinin daha isabetli olacağını ifade ederek Tillo'ya gitmelerine izin vermedi. Aldıkları emir üzerine, geldikleri güzergâhı takip ederek Erzurum'a döndüler. Gidişleri ve dönüşleri 20 gün sürmüştü.

Add document to your blog or website
Reklamlari:

Similar:

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconKadı: Şeyh Efendi esamenizi iyice anlatın! Şeyh Hamdullah Çelebi

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconBatılı olmak istediğini durmadan söyleyen, bunun için durmadan insan hakları sözleşmesi imzalayan, ama bu belgeleri ve farklılık gösteren vatandaşlarının haklarını durmadan ihlal eden bir ülke

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconŞeyh şerafeddin efendi ve kurtuluş savaşI

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconŞiranlı Mustafa Efendi (Şeyh-i Şeyrani) (1839-1906)

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconOsmanlılar zamanında İstanbul'da yetişen evliyanın büyüklerinden olan ve halk tarafından Sümbül Efendi diye anılan bu zatın esas ismi Yusuf, babasının ismi Ali, büyükbabaları ise Kaya Bey'dir. Zeynüddin ve Sinanüddin lakapları ile anılan Sümbül Efendi, 1451 (Hicri 856) yılında

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconAlex de Souza’nın memleketi Brezilya’ya giden ve Beşiktaşlı Bobo tarafından karşılanan Başbakanımız, kendisine madalya takılan törende, “Bu vesileyle, Türkiye-Brezilya ilişkilerine ışık tutmuş olan Abdurrahman Efendi’yi yad ediyorum” dedi

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconBu kanunla bütün sular özelleşecek Yusuf Yavuz

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconCaminin kesin yapılış tarihi bilinmemektedir. Bugün kaybolmuş olan bir kitabede 1677 tarihinde hayırsever Yusuf Efendi tarafından yenilendiği kaydedilmiştir

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" iconTürklerin topluca İslamiyet’i kabulünden, yani 10. asırdan sonra geniş bir sahada bütün Türk-İslam devletleri tarafından kullanıldı. Arap Alfabesi yirmi sekiz

Efe Hazretleri buyurdu ki; \"Uşak! Yirmi gün hiç durmadan at sürseniz, bütün memleketi dolaşsanız, Şeyh Yusuf Efendi gibi bir zat bulamazsınız.\" icon1- uşak Valiliği, Uşak Garnizon Komutanlığı, Uşak Belediye Başkanlığı, kamu kurumları ve özel kuruluşlar ile tüzel kişiler tarafından “resmi bayramlarda ve anma günlerinde anitlara konulacak çelenkleriN

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©trdocs.org 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page