İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha

Reklamlari:



Indir 0.59 Mb.
Titleİyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha
Page2/7
Date conversion12.03.2013
Size0.59 Mb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://gencmevtoo.at.ua/_fr/0/Mobilya_Tasarm_.doc
1   2   3   4   5   6   7

2. TASARIM ÖĞELERİ


1- Çizgi

2- Biçim-form

3- Yön-doğrultu

4- Aralık

5- Ölçü

6- Değer

7- Doku

8- Işık ve gölge


2.1 Çizgi

Modern matematikte doğrusal nokta kümesi diye adlandırılır. Çizgin hareketi ya bir düzlemi (iki boyutlu) yada bir mekanı oluşturur. Çizgiyi fiziksel boyutu ile tanımlayabiliriz. Kalınlığı ve uzunluğu ne olursa olsun çizgi olarak algıladığımız izlenimi çizgi olarak kabul ederiz.


Çizgiler doğal ve yapay çizgiler olmak üzere ikiye ayrılır. Buradaki doğal sözcüğü; tabii olarak bulunan demektir. Yapay çizgi ise bir yüzeye kalemle veya çizici aletler ile çizilmiş çizgi Ayrıca insan emeği ile oluşturulmuş, üretilmiş objelerin kenar çizgileri de bu gurupta toplanır. Çizgi ayrıca kuralsız çizgi, kurallı çizgi şeklinde ikiye de ayrılabilir. Burada sözü edilen çizginin çizilebilmesi için gerekli matematiksel bağlantıdır. Bir dairenin çizilebilmesi için gerekli matematiksel bağlantıdır. Bir dairenin çizilebilmesi için yarıçapının ve merkezinin belli olması kuralı vardır.


İzdüşüm




2- Biçim-Form

Her maddenin bir kütlesi ve kütlenin içinde bulunduğu mekana göre izdüşümü vardır. Kütle bir hacime, izdüşüm ise bir yüzeye sahiptir. Kütle üç boyutlu izdüşüm ise iki boyutludur. Doğada mevcut veya insan emeğiyle meydana getirilmiş her türlü katı cisimler, tarif edilebilen bir biçime ve forma sahiptirler.


Prof. Hulusi GÜNGÖR 'e göre biçimin tarifi : Bîr tasarıda rol oynayan en önemli öğelerden birisi biçimdir. Her tasarım, tasarı haline geçerken yani maddeleşirken belirli çevre çizgileri ile sınırlanır ve bir kalıba büründürülür


Bilgi DENET’ E GÖRE: Mekan içindeki görüntünün izdüşümü anlamın da kullanılmıştır form ise şeklin esasta ne olduğu hakkındaki kavram anlamındadır.


Latife GÜREL : ( Temel dizaynda görsel algı) adlı kitabında dizaynı tarif ederken bir maksada hizmet eden ve yaratıcılık hassası olan her iş dizaynıdır. Düşünülen formun tatbik edilecek şekilde kağıt nakli de dizaynı oluşturur.

Form hayalde, zihnin tasarlanan bir fikri, dizayn ise bu tasavvur dizayn haline getirilişidir.

Form : Ana hatlarıyla, zihinde belirlenmiş bir tasarımdır

Biçim : Formun çeşitli düzlemlere göre izdüşümüdür. Görülüyor ki üç boyutlu (hacimsel) biçimde ise iki boyutlu (yüzeysel) bir karakter söz konusudur. Varolan formdur. Formlar, doğal ve yapay formlar olmak üzere gruplandırılabileceği gibi, kurallı ve kuralsız olmak üzere sınıflandırılabilir.


2.2.1 Kurallı Formlar

Belli bir geometrik şekilleri anımsatan matematiksel bağıntılarla tarif edilebilen formlardır. Doğada bol miktarda bulunduğu için insan eliyle de üretilebilir. Bazı bitki ve çiçekler, endüstri ürünleri el sanatı ürünleri mimari yapıtların kütlelileri ve iç hacimleri.


2.2.2 Kuralsız Formlar

Belli bir matematiksel bağlantılarla tarif edilemeyen geometrik şekilleri anımsatmayan, daha çok doğal olarak bulunan formlardır. Taşlar, kayalıklar, dağlar, tepeler, mağaralar, ağaçlar, bitkiler, vb.....


Biçimi, formun çeşitli düzlemlere göre izdüşümü olarak tanımlamıştır. Bu nedenle formdan söz konusu olduğu yerde biçimden söz edilebilir. Fakat biçimin söz konusu olduğu yerde formdan söz etmek pek doğru olmaz.


Bir dikdörtgen için birçok geometrik formun değişik bakış açılarına ve değişik konumdaki izdüşümü düzlemlerine göre izdüşümleri olarak ortaya çıkabilir. Çünkü biçimi iki boyutlu yüzeysel varsaydığımıza göre, bu biçime ait üç boyutlu hacimsel bir formu tahmin edebilmemiz olanaksızdır. Bu bakımdan doğal biçim yoktur. Yapay biçim vardır. Yapay biçimle dikdörtgen, üçgen, çokgen, daire, yamuk, resim, fotoğraf, film, T.V., görüntüsü gibi her türlü görüntüler biçim ve formların durumlarına göre psikolojik etkiler şunlardır.


Taban üzerine oturan eşkenar üçgen veya taban üzerine oturan geniş açılı üçgenler doğada sükuneti hareketsizliği, denge ve sürekliliği ifade eder. Tabanı üzerine oturan piramit veya koni içinde aynı şey söz konusudur. Bu pozisyonun tersi, yani tepesi aşağıda,bir üçgen veya piramit ise dengesizlik tereddüt ve huzursuzluk işaretidir. Düşey konumdaki sivri üçgen veya prizmalar hareketliliği, dinamizmi simgeler. Coşkulandırıcı ve heyecanlandırıcı etki yaparlar.


Daire veya kürede, kare ve küp gibi kararlı, kesin ve tereddütsüzlük etkisi yaparlar. Fakat dengesiz biçim ve formlardır.

2.3 Yön – Doğrultu




Mimari tasarım öğeleri arasında yer bulan, bu kavram biçim ve formların bakış açısına göre durumlarını gösteren faktördür. İki boyutta sonsuz sayıda yön söz konusudur. Burada sözü edilen yön, coğrafi bir kavram olan doğa yönleri ile farklıdır.


Gerçi onlarında hiç değişmediği varsayılan kutup yıldızına göre aynı doğrultudadır. Ama tasarı öğesi olan yön kutup yıldızına değil, yer çekimine bağlı bir faktördür. Tüm canlılar yaşam olarak durumunu yer çekimine göre ayarlanmış olduğundan bütün fizyolojik algılarına bu doğrultuda egemen olmuştur. Yer çekimi serbest düşmeyi simgelediğinden yatay doğrultuyu ana dik doğrultudaki denge halini simgelediğinden yatay doğrultuyu oluşturmaktadır. Düşey ile yatay arasındaki diğer yönlerde ara doğrultuları temsil eder. İnsan gerek doğada gerekse kendi düzenlediği çevresinde en fazla yatay ve düşey doğrultularla karşı karşıyadır. Bu da yerçekimi kuralına gelmektedir. Bu sebeple tüm yöresel sanatlarda kullanılan iki ana doğrultu diğer doğrultulara nazaran % 80 arasındadır.

YÖNÜN PSİKOLOJİK ETKİLERİ











Düşey etki Yatay etki Eğik etki Eyfel kulesi



Yukarıdan aşağıya doğru yönlendirmeler insanda canlılık, kararlılık, ve denge uyandırır. Aşağıdan yukarıya doğru yönlendirmeler enerjiyi, zindeliği ve dinamizmi uyandırır. Düşeye yakın eğik yönlendirmeler; şiddeti, coşkuyu simgeler. Yatay düzenlemeler ise durgunluğu ve sadeliği ifade eder.


Bina cephelerinin düzenlenmesinde, pencere tipinin seçilmesinde, pencere sıralarının teşkil edilmesinde doğrultu faktörünü iyi kullanmak hem çevre faktörlerine hem de tasarı ilkelerine bağlı olacaktır. Yatay izdüşümde, doğrultulara başlangıç olacak bir izdüşüm yoktur. (Yerçekimi doğrultusu gibi) Sadece doğrultuların birbirlerine dikliği. veya her hangi bir açı ile kesişmeleri söz konusudur. Mimari mekanların plandaki doğrultularını belirlememize yardımcı olan fonksiyonel ve stürüktürel zorunluluklar vardır. Fakat sorunu estetik açıdan eleştirmekte olduğumuzdan, planı oluşturan hacimlerin, birbirlerine göre doğrultularını düzenlerken tasarım ilkelerine uymalarına özen göstermeliyiz. Ayrıca, dış mekanların oluştururken; kütlelerin birbirlerine göre doğrultularını tekdüzeliğe meydan vermeyecek şekilde düzenlemek, yön kontrastlarıyla ilgili çekiciliği arttırmak gerektiğini unutmamalıyız.


2.4 Aralık

İki veya üç boyutlu düzlemlerde elemanları ya eşit aralıklarla yada aralıklarla düzenlemekteki organizasyonu sağlarlar. Bu tertipler estetik gereksinimleri karşılayabilmek amacıyla yapılırlar. Aralıkların birbirlerine eşit tertiplenmesi ortamı monoton hale getirir. Bu da can sıkıcılık hali meydana getirir. Bu nedenle düzenlemelerde aralıkların tertibinde; tek düzenleyen sebep olmayacak. Buna mukabil, ilgi çekiciliği yüksek görüntülere sahip birbirleriyle yerine göre uygun, yerine göre zıt tertiplere yönelmelidir. Kitle ve mekan tertibinde tek düzeliğe neden olacağından, korktuğumuz aralık eşitliği teşkilinde sık kullanılan bir yöntemdir. Bilhassa el sanatlarında, süsleme sanatlarında cephe mimarisinde ve iç mekan düzenlemesinde aralık tekrarı çok kullanılır. Çağımız inşaat sektöründe yerini gittikçe kuvvetlendiren prefabrikasyon imalatın esası tekrara dayandığından eşit aralıkların kullanılması da bir stürüktür.


Fabrika ürünü döşeme kaplamaları, doğramalar, prefabrik duvarlar, kiriş ve perde elamanları bizi aralıklarla tekrara zorlamaktadır. Betonarme sistemin esasında arlık tekrarı gerekmektedir. kolon ve kırış aralıklarının mümkün olduğunca eşit olması emek, para ve zaman tasarrufu sakladığından, eşit aralıklar zorunlu olmaktadır. Betonarme ve çeliğin inşaat alanında sınırsız kullanma olanakları ve gittikçe pahalılaşan yapıların çoğalmasına sebep olmuştur. Bu da düşey izdüşümde eşit aralıkların kullanılmasını zorunlu kılmıştır. Bina cephelerinde eşit aralıkta yer alan taşıyıcı sistem elemanları, pencereler bu zorunluluğun ürünüdür.


2.5 Ölçü

Bu düzenlemede, muhtelif yüzeysel, hacimsel ve çevresel elemanların birbirleriyle ve mimari bütünle olan büyüklük ilişkileri ölçü dediğimiz tasarı öğesini belirlemektedir. İster resim ve süsleme sanatlarında, isterse heykel gibi hacimsel ve mekansal boyutlu sanatlarda yapıtı oluşturan biçim ve formların hepsi de bir ölçeğe sahiptir. Bu ölçüler arasındaki iyi ilişkileri düzenleyen kavrama da oran PROPORSİYON diyoruz. Giriş kapısı yerine, onun birkaç misli genişliğinde bir kapı yaparsak düşüncemizdeki normal kapı elemanlarının mimarı sütünle oranını kaynaşmasını yitirmiş oluruz. Verdiğimiz örnekte, elemanımızın büyüklüğünü belleğimizde yer etmiş gerçek boyutlarından başka türlü yapmaya yeltenmekle ölçüyü bozmuş oluyoruz. Çünkü alınganlıklarımız ve ruhsal yapımız yüzünden muhtelif tip elemanlara ait belirli büyüklükteki standart belliğimizde yerleşmiş ve sabitleşmiştir. Bu standartlar bozulursa bundan huzursuzluk duyarız. Etkili olmak için büyük boyutlara ihtiyaç duyulan motifleri, küçük bir alanda kullanmaktan çekinilmemelidir. Azametli yapıların veya motiflerin budur misallerini hiç kimse saygıyla karşılayamaz.


2.6 Değer (Ton Değeri)

Nötr renk dediğimiz siyah ve beyazın karıştırılmasından yine nötr bir renk olan gri ortaya çıkmaktadır. Siyahtan beyaza sıralanmış renklerin bir ton çubuğunda koyuluktan açığa doğru harmonik bir sıralama teşkil ettiği görülür. Renkli bir düzlemin siyah ve beyaz fotoğrafını çektiğimizde elde ettiğimiz renkler kaybolmasına rağmen, renklerin ton değerlerine tekabül ettiği gri renklerle fotoğrafa yansıdığı görülür. Beyaz ve açık sarının, morun en koyu diğer renk ve tonların sahip olduğu değerlerle fotoğrafa yansımaları ile düzenleme bir bakıma kişiliğini korumaktadır. Bu bakımdan renkler bir tasarım için ne kadar önemliyse, değerde o kadar önemlidir. Sadece bir rengin tonları veya siyah-beyaz ve gri renkleri yapılan çalışmalara tek renkli (monokrom ) çalışma denir.


2.7 Doku

Kitlesi olan (hacmi) her cismin bir yüzey ve bu yüzeyinde yapısının bizde dokusal ve görsel izlenimi vardır. Elimiz veya vücudumuzla bulunduğumuzda yüzey pürüzlü delikli, kılçıklı, sert, yumuşak, düzgün gibi sözcüklerle ifade edebileceğimiz bir yapıya, sahip olduğunu anlamış oluruz. Görme duyumunda ayrıca dokunma duyumuzun algıladığı izlenimi büyük bir yaklaşımla algılamak suretiyle, cismin yüzeyinin fiziksel yapısını öğrenmiş oluruz. Mimarlık sanatı gerek yapıyı oluşturmak için kullanılan çeşitli inşaat malzemesiyle, gerekse imalat haline dönüşmüş duvar,sıva, kaplama gibi elemanlarla oluşturulan, hepsinin birer yüzleri ve fizik yapıları mevcuttur. Cisimlerin yüzlerinin gösterdiği bu değişik yapıya "DOKU " diyoruz. Dokular yapılarına göre iki gurupta toplanırlar


1 Doğal Dokular

2 Yapay Dokular


2.7.1 Doğal Dokular :

Gönümüzde doku izlenimi aldığımız, elimizle veya vücudumuzda bu izlenimi kanıtladığımız doku türüdür. Ancak burada izlediğimiz objelere göre de bir ayırım yapmamız gerekecektir. Doğal cisimlerin dokusu ve insan emeği ile üretilmiş cisimlerin dokusu(Taş ağaç, vb. ) doğa ürünlerinin dokusu ile (cilalı mermer, kumaş, sıva, rendelenmiş yontulmuş taş, tuğla, vb.) insan emeği ile üretilmiş ürünlerin dokuları farklı görünümdedir.


2.7.2 Yapay Dokular :

Gözümüzde doku izlenimi aldığımız, fakat elimiz veya vücudumuzla bu izlenimi kanıtlayamadığımız doku türüdür. Herhangi bir cismin resmini yaparken onun yüzeyini pürüzlük derecesini bir takım taramalar, noktalar ve renkler yardımıyla belirtiriz ki cismi hakikisinden ayırt etmemiz mümkün değildir. Cisim adeta çerçevesinden fırlayıp doğaya dönmeye hazırdır. Ama gözümüzle saptadığımız bu benzerlik sadece hayalimizin bizi aldatmasında başka bir şey değildir. Çünkü gözümüzle gördüğümüz pürüzlüğü, resim üzerinde elimizi gezdirdiğimizde aslın da mevcut olmadığını görürüz. İşte bu yapay doku türüdür. Kafamızdaki dokuyu projemize gerektiği şekilde yansıtamaz ve bu konuyu tesadüflere bırakırsak, mimari tasarım devreleri tamamlanmamış olur ve yapı tesadüfen güzel veya çirkin olur. Dokular fiziksel özelliklerine göre üçe ayrılırlar:

1. Yumuşak veya sert dokular

2. soğuk veya sıcak renkli dokular

3. mat veya parlak yüzlü dokular.


2.7.2.1 Yumuşak Veya Sert Dokular :

Cam yüzeyi, cilalanmış mermer yüzeyi, formika yüzeyi rendelenmiş ahşap yüzeyi, ipekli-pamuklu kumaş yüzeyi vb. gibi cisimler yumuşak dokuya örnektir. Derzli tuğla duvar yüzeyi, moloz taş duvar yüzeyi, yığma ahşap duvar yüzeyi, derzli sıva yüzeyi, ahşap sırt lambri yüzeyi, kabartma tezyinatlı duvar yüzeyi, vb. gibi cisimler sert dokuya örnektir.


Sert dokulu yüzeyler pürüzlük nedeniyle suni ve tabii ışık altında çeşitli ışık kontrastı görüntülere sahne olurlar. Sert dokuların ayrıca psikolojik olarak, insan ruhu üzerinde tahrik edici heyecanlandıncı, hatta korkutucu etkileri vardır. Sert dokulu yüzeyler ise bize olduğundan daha yakınmış gibi görünürler. Yumuşak doku için ise bunların tam tersi söylenebilir. Bu yüzeyler insanda dinlendirici, yatıştırıcı,sükunet verici, ders çalışma isteği verici etkiler yaparlar ve bize olduğundan daha uzaktaymış gibi görünürler.


2.7.2.2 Soğuk Veya Sıcak Renkli Dokular :

Her dokulu cismin ayrıca rengi vardır. Soğuk renge sahip, dokular bize olduğundan daha uzakta, sıcak renkli dokulu yüzeyler ise daha yakında görünürler. Renklerin ruhsal etkileri dokulu renkli yüzeyler içinde geçerlidir. Soğuk renkli dokulu yüzeyler insan ruhunda sükunet verici, dinlendirici ve rahatlatıcı etki yaparken sıcak renkli dokulu yüzeyler ise neşe verici, tahrik edici, heyecanlandırıcı, ilgiyi uyanık tutan etkiler yaparlar.


2.7.2.3 Mat Veya Parlak Yüzlü Dokular :

Bazı yüzeyler doğal olarak parlatırlar. Bazı yüzeylerde ince tefsiye ve cila yapılmak suretiyle parlaklık kazandırılabilir. Parlaklığın zihinde uyandırdığı ilk izlenim ilgi çekici olmasıdır. Işığı yansıtması fazla olduğu ve ışığı aynı yansıttığı için diğer görüntülerden daha çabuk ve kuvvetli algılanır. Bu nedenle ön planda gözükmesini istediğimiz objelere ilgi çekmek için parlaklık kazandırmalıyız. Bu sebeple parlak dokulu yüzeyler bize olduklarından daha yakında, aksine mat dokulu yüzeyler olduklarından daha da uzaktaymış etkisi yaparlar. Parlak dokulu yüzeyler neşeyi, samimiyeti canlılığı, dinamizmi açıklar. Mat yüzeyler ise; ciddiyeti, ağır başlılığı, hüzünü, ilahi duyguları gösterir. Çocukların parlak giysilerden hoşlanmaları, neşeli insanların parlak giysileri tercih etmeleri, sahne giysilerinde çoğunlukla yıldızlı ve parlak olan giysileri kullanmaları kokteyl ve resmi kabul gibi toplantılarda smokin giymesi, rugan ayakkabı giymesi ön planda gözükme arzusunun tezahürleridir.


2.8 Işık ve Gölge

Işık kaynağından çıkan ışınlar sağlıklı bir göz görüntüyü merceğinden geçirerek retina üzerine düşürür. Retina üzerine düşen görüntüsünün sistemi aracılığıyla beyne götürür ve orada algılanıp değerlendirilir. Görsel idrak dediğimiz olay meydana gelir. Cisimlerin tarafımızdan belirlenebilmesi için ışık gereklidir.

Işık cisimleri iki yolla aydınlatılır. Doğrudan doğruya ve yansıma yoluyka aydınlatma yapılabilir. Aşağıdaki yatak odası Resmi hem doğrudan hem de yansıma yoluyla aydınlatılmaktadır.


Resim 1: Yatak Odasının Aydınlatılması









BÖLÜM III



3. TASARIM İLKERİ

  1. Tekrar

  2. Uygunluk

  3. Zıtlık

  4. Koram

  5. Egemenlik

  6. Denge


3.1 Tekrar

Bir tasarım öğesi bir mimari bütününde birden fazla kullanılırsa tekrar meydana gelir. Bir elaman çoğaltılması ile uyumlu bir bütün elde edilebildiğinden gerek süsleme sanatlarında ve resimde gerekse mimaride çok başvurulan bir ilkedir. Standardizasyon ilkesi aslında tekrardan başka bir şey değildir.


Tekrar, resim sanatında ritim diye anılır. Ritim kendi orjini içinde benzer kısımların aynı anda kıyaslama ile tekrarıdır. Ritim bir usul prensibidir. Ritim kompozisyona olgun bir düzen getirir. Ritimle çizgi, ton, yüzey, biçim bir dene girer. Ritim yaşantımız da vardır. Varlığından çok olmadığı zaman düzensizlik görünür. Ritmi geliştirirken tekrar edilecek elman seçimi, birinci derecede önem kazanır. Uygulanacak ritim iyi seçilmezse monotonluk yer alır. Monotonluktan uzaklaşmak için ilgi çekiciliğe önem veren bir tema ile başlamak gerekir.


3.2 Uygunluk

Tekrar ilkesinde öğenin bir çok kere aynen tekrarlanması söz konusu iken, uygunluk ilkesinden benzer öğelerin uyum içerisinde birlikte düzenlenmesi söz konusudur.Mimaride yüzeylerin, formların, mekanların uygunluğu, çizgi, biçim, yön, ölçü, aralık, renk, değer, doku, gibi tasarım öğeleri yönünden sağlanabilir.


Resim 2: Banyo Dolabında Renk Uyumu

3.3 Zıtlık

Uygunluğun aksine, iki veya daha çok yönlü köşenin ortak veya benzeri yanlarını bulunmaması ve bu nedenle de aralarında bir yakınlık, beraberlik ve uyum sağlamasına zıtlık denir.





Çizgi zıtlığı Biçim zıtlığı yön zıtlığı


Ölçü zıtlığı Renk zıtlığı Değer zıtlığı


Resim 3: Mutfak Dolabında Renk Zıtlığı


Günlü yaşantımızda kişilerin en büyük zevk kaynaklarından birinin zıtlık olduğu bir gerçektir. Hayatı monotonluktan kurtarıp canlı, neşeli, kılan bir faktördür. Sıcaklık ve soğukluk gece ve gündüz, ışık ve gölge ateş ve su, dağlar ve ovalar, doğadaki zıtlık örnekleridir. Sevinç ve keder başarı ve başarısızlık, çalışma ve dinlenme ayrılık ve kavuşma da inanın yaşantısındaki başarısızlık örnekleridir.


Etken ve edilgen (Aktif ve Pasif) bu iki unsur birbirini tamamladıkları gibi aynı zamanda birbirilerine zıttırlar. Örneğin bir doğru çizgi, kafilik sertlik ve fonksiyonlu bir görüntü içindeyken dalgalı bir çizgi ise aksine tereddüt yumuşaklık ve daha çok dekoratif bir görünüm içinde hissedilir.

Birincisinde etken ikincisi edilgendir.


3.4 Kuram (Hiyararşi)

İki zıt öğenin aralarında belli bir oran içinde kademelenerek bir dizin oluşturması demektir. Kuramın doğada pek çok örneklerini görmek mümkündür. Bütün canlıların büyümeleri aslında bir ölçü koramıdır. Perspektif koramı bir ölçek koramın şemasıdır. Ayın hilalden dolunaya dolunaydan da hilale geçişi biçimlendirilmesidir.


Kuramda iki temel özellik vardır.

  1. İki renk arasındaki zıtlık

  2. İki uçlar arasında düzgün bir kademe

Bütün tasarım öğelerin kuram oluşturması mümkündür.







Çizgi kuramı Biçim kuramı Yön koramı





Ölçü kuramı Aralık koramı Doku koramı

Renk kuramı ve değer kuramı öğelerden teker teker koram yapılabildiği gibi birkaç öğe ile birlikte koram da yapılabilir. Örneğin iki zıt uç hem renk hem doku hem de biçim öğelerini ihtiva edebilir. Koram kademelenme eksenini karakterlerine göre şöyle sıralanabilir.


  1. Eksenel kuram

  2. Merkezsel kuram

  3. Çevresel koram



Resim 4: Banyo Dolabındaki Ölçü Kuramı


3.5 Egemenlik

Bir yada birkaç kavramın değerlerine karşı fiziksel veya kavramsal üstünlük kazanması demektir. Kısaca etkili çoğunluk sağlanmaktadır.Bir salonun döşeme kaplamasında, bir sinema salonunun asma tavan stil türünün seçiminde, merdiven ve balkon korkuluğunun belirlenmesinde, bir merasim alanın döşeme kaplamasının malzemesi, derzlerin perspektif etkiye kuvvetlendirir biçimde değerlendirilmesinde hep egemen düşünce ön planda tutulur.


Egemenlikte genellikle bir zıtlık (kontras) vardır. Ateşin suya , aydınlığın karanlığa egemenliği gibi. Egemenlik: bir yada birkaç kavramın diğerlerine karşı fiziksel veya kavramsal üstünlük kazanmasıdır.


3.6 Denge

Belirli bir eksen veya merkeze göre iki tarafta kalan görüntünün eşit ağırlık izlenimi uyandırmsıdır. Doğada her şey dengeye dayanır. Hiçbir canlı varlık dengesiz düşünülemez . Resimde yatay ve dikey doğrular veya bunların oluşturduğu yüzeylerdir. Eğik konumlu yüzeyler ve üçgenler dengeyi bozar. (şekil 15) de görülen kompozisyonlarda üstte dikdörtgenlerin statik dengesi, allta eğik doğruların hareketli

( dinamik) dengesizliği kolayca izlenebilir.





Şekil 2: Üçgen ve Dikdörtgenlerin Kompozisyonları


Resim 5: Mutfak Dolabı ve Yemek Masası Arasındaki Renk ve Şekil Dengesi


Eğik Doğrular birlikte ve uyumlu bir şekilde kullanılırsa yine de denge sağlanabilir. Yüzeylerde de kare ve dikdörtgenlerle. üçgen ve yamukların etkileri çizgile­rine benzer.Kısacası, çizimde denge simetride de­ğil, diyagonal parçalarda aranır, örneğin ağır ve dolu görünüşlü bir dolaba gere­ğinden ince ayaklar konulduğunda, meka­nik olarak bu ağırlığı taşısa bile, güvenli bir görünüş vermez. Bunun terside düşü­nülebilir. Çok hafif görünüşlü açık bir gövdeye konulacak gereğinden kalın ayak­lar hantal bir görünüş taşır ve dengeyi ayaklar lehine bozar. Ayrıca, bir mobil­yada bir bölümün çekmece, raf, kapak vb. parçalarla çok doldurulmuş olmasına kar­şıt, öbür bölümün boş (yalın) kalması dengeyi bozar. Denge için aynı birimle­rin her zaman simetrik olarak tekrarı ge­rekmez. O ağırlığı karşılayacak sap, kulp, ayna, aplik vb. değerler de düşünülebilir.


Aşağıdaki yatak odasında karyolanın sağındaki ve solundaki komodinler dengeyi sağlamaktadır.


Resim 6: Karyolayı Dengeleyen Komodinler


3.7 Birlik

Mobilyanın tasarımın da yada iç mekanların düzenlenmesinde renk ve biçim birliği sağlanmalıdır.


Resim 7: Mutfak Dolabında Renk Birliği


1   2   3   4   5   6   7

Reklamlari:

Similar:

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconHer yılı bir önceki yıldan daha ileri bir seviyede tamamladık; her yeni yıla daha büyük umutlarla, daha büyük hedeflerle başlangıç yaptık

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconSembolizm bir nesneyi ismiyle beraber vermek, yavaş yavaş bulmak yoluyla doğan şiir zevkinin üçte ikisini ortadan kaldırmaktır
«Bir sembol; bir başka şeyin yerine kullanılan bir mecaz veya bir hayaldir.» Albert Camus şu görüştedir: «Sembolik bir eseri anlamak...

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconAtatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olduğu gibi, aynı zamanda büyük bir devrimciydi. O dönemlerde, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconResim seçiminiz öenmli. Resmin boyutunun büyük olmasını tercih edin size uğraşmak için daha büyük bir alan sağlar. Resmin insanın iyi aydınlatılmış olmasından

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconHagi “Task Force un bir parçası olmaktan çok mutluyum, Seyirciler futbolun bir numaralı ilgi odağıdır, kuralları ne kadar basitleştirirsek o kadar iyi olacaktır” dedi. Haysiyet bir kelimeden daha fazlasıdır

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconToplumun kalkınması ve çağdaşlaşmasında eğitimin vazgeçilmez bir yatırım olduğu gerçeğinin kabul edildiği günümüzde, etkili bir denetim alt sisteminin

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconWeb 0 toplulukları bir araya getiren, standart tasarım anlayışına yep yeni bir boyut kazandıran, daha dinamik özlelliklere sahip100 kullanıcı odaklı

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconAvrupa Birliği (AB), demokratik Avrupa ülkelerinden oluşan, vatandaşlarının hayatlarını iyileştirmek ve daha iyi bir dünya yaratmak için çalışan bir ailedir

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconAnja’nın hazırlamış olduğu Japon abaküsü ve mental aritmetik programı ile çocuklarınızın hem sağ beyin lobunu hem de sol beyin lobunu bir arada etkin bir

İyi tasarımın günümüz piyasalarında ne ka­dar etkin bir unsur olduğu büyük ölçüde kabul edil­miş bir gerçektir. Tasarım girdisinin birçok sektöre göre daha iconFlormar’dan yeni bir ürün daha!!! Flormar Aseton’lu mendil ile bayanlara büyük bir yenilik sunuyor…

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©trdocs.org 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page