T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

Reklamlari:



Indir 1.11 Mb.
TitleT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI
Page14/24
Date conversion27.02.2013
Size1.11 Mb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.edb.adalet.gov.tr/Ymb/doc/388.doc
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   ...   24
IV- AK PARTİ’Lİ YEREL YÖNETİCİ VE İL, İLÇE VE BELDE TEŞKİLAT

YÖNETİCİLERİ HAKKINDAKİ İDDİALARIN CEVAPLANDIRILMASI

1- ALİ UĞURLU - KAMİL ÜNAL – MUSTAFA BURNA – ALİ TEKİN

İddianamenin 103’üncü sayfasında yer alan 1 numaralı iddia (EK- 132), Ali UĞURLU, Kamil ÜNAL, Mustafa BURNA ve Ali TEKİN’in, 2004 yerel seçimlerinde kullandıkları “İktidarla el ele-84 yıllık karanlığa son” sözlerini içeren slogan, geçmiş yerel yöneticileri eleştirmek, kendilerinin daha iyi hizmet yapacaklarını ve iktidarla ilçelerine daha fazla hizmet getireceklerini ifade için kullanılmıştır. Bu slogan, laiklik veya cumhuriyet karşıtı, bir anlamı veya anlayışı ifade etmemektedir.

a) Niğde Ulukışla İlçe teşkilatı il genel meclisi üye adayları Ali Uğurlu, Kamil Ünal, Mustafa Burna ile belediye başkan adayı Ali Tekin hakkında Ulukışla Cumhuriyet Başsavcılığı “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni alenen tahkir ve tezyif suçundan dolayı yargılanmaları ve cezalandırılmaları” istemiyle Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

Yapılan yargılama sonucunda Niğde Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesi, “…tüm dosya kapsamından “İktidarla el ele 84 yıllık karanlığa son” sloganı ile sanıkların amacının ilçenin geri kalmışlığını ifade ederek, hem mensubu oldukları ve iktidarda bulunan siyasi partinin kendilerine sağlayacağı kolaylıklardan faydalanarak ilçeye daha iyi hizmet edeceklerini ifade etmek, bu suretle oy toplamak, hem de 2004 yılına kadar ilçede görev yapmış olan yerel yönetimleri eleştirmek olduğunun anlaşıldığı, açıklanan tüm bu nedenlerle sanıklarda suç kastının, dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinin alenen tahkir ve tezyif kastının bulunmadığı, aksi yönde, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil de bulunmadığından, mahkememizce tüm sanıkların 5271 sayılı ceza muhakemesi kanunun 223/2-c maddesi uyarınca müsnet suçtan ayrı ayrı olmak üzere beraatlerine karar vermek gerekmiştir.” demek suretiyle, bu kişilerin beraatine karar vermiştir. (Ulukışla Aliye Ceza Mahkemesi 26.07.2005 tarih ve 2004/93 E. ve 2005/138 K.)(EK-26)

Ancak iddia makamı, bu tahkikat, yargılama ve karardan iddianamesinde hiç bahsetmemiş, iddiasının ekleri arasında ise tahkikat aşamasına dair belgelere yer verdiği halde mahkeme kararına dair belgeleri ekler arasına koymamıştır. Bu, lehte ve aleyhte delil toplama yükümlülüğü ve görevi olan iddia makamının, bu görevini anılan kişiler ve Ak Parti aleyhine açıkça ihlal ettiğini göstermektedir.

Ayrıca Anayasamıza göre; “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” (Anayasa, m. 38/4) Hukukun evrensel prensipleri ve Anayasamız, bir kişinin suçluluğu mahkeme kararıyla kesin olarak sabit olmadıkça suçlu sayılamayacağını açıkça ortaya koyarken, suçsuzluğu hükmen sabit olan Ali Uğurlu, Kamil Ünal, Mustafa Burna ve Ali Tekin’in hala itham edilmesi ve siyasi yasaklılığının talep edilmesi, hukukun evrensel ilkeleri ve Anayasa’nın 2’inci maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin alenen çiğnenmesidir.

b)Kaldı ki Ak Parti, bu kişiler hakkında derhal disiplin tahkikatı başlatmış ve yapılan tahkikat sonucunda; Niğde İl Disiplin Kurulu’nun 22.03.2004 tarihli kararı ile parti üyesi olan Yunus UĞURLU partiden kesin ihraç edilmiş ve bu karar da kesinleşmiştir( EK- 27). Adı geçen kişilerden Ali TEKİN, Mustafa BURMA ve Kamil ÜNAL’ın parti üyesi olmadığı ve Ali UĞURLU’nun 30.12.2003’te İl Genel Meclisi Üyeliği için İlçe Başkanlığı görevinden istifa ettiği için herhangi bir ceza verilememiştir.

Görüldüğü gibi Ak Parti, olay karşısında tepkisiz kalmamış, olay duyulur duyulmaz. Gerekli soruşturmayı yapmış ve ilgililer hakkında disiplin kurallarını işleterek, parti olarak tavrını koymuştur.

Ancak iddia makamı, bu hususu da görmezden gelmiş ve Yüksek Mahkeme’nin de bilgisine sunmamıştır.

c) Anayasa’nın 69’uncu maddesinin 6’ıncı fıkrası uyarınca; ancak sınırlı ve belli şartların birlikte varlığı halinde siyasi parti üyelerinin sadece eylemleri, parti kapatma nedenidir.

Ali TEKİN, Mustafa BURMA ve Kamil ÜNAL, Ak Parti’nin üyesi değildir. Anayasa’nın 69’uncu maddesi, parti üyesi olmayanların eylemlerinden dolayı bir partinin sorumlu tutulamayacağı hükmünü amirdir. Ancak bu hükme rağmen iddia makamı, parti üyesi olmayan bu kişilerin siyasi yasaklılığını ve bu nedenle Ak Parti’nin kapatılabilmesini talep edebilmiştir. İddia makamının mantığıyla hareket edildiği takdirde, Ak Parti ile hiç ilgisi bulunmayan ve hatta partiye karşı olanların söyledikleri sözler nedeniyle de partinin ithamı ve kişiler için siyasi yasak talebi mümkün hale gelmektedir. Bunun kabulü, hukuken ve fiilen mümkün değildir. Aksinin kabulü, Anayasa’nın 69’uncu maddesinin ve hukukun evresel ilkeleri ile Anayasa’nın 2’inci maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin alenen ihlalidir. İddia makamı, bu tutum ve yaklaşımıyla, hukukun evrensel ilkelerini, Anayasa’nın 69’uncu maddesini ve Anayasa’nın 2’inci maddesinde ifadesini bulan hukuk devletini alenen ihlal etmiştir.

d) İddia makamı; “İktidarla el ele-84 yıllık karanlığa son” cümlesinden hareketle, bunun laiklik veya cumhuriyet dönemi aleyhine söylenmiş sözler sonucuna ulaşması da hukuken kabul edilmez. Çünkü bu sözler, bir yerel seçim döneminde, geçmiş yerel yönetimleri eleştirmek ve kendilerinin daha iyi hizmet edeceklerini ifade etmek için söylenmiştir. Bu sloganı kullanan kişiler yargılanmış ve yargılama sonucunda Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesi; , “…tüm dosya kapsamından “İktidarla el ele 84 yıllık karanlığa son” sloganı ile sanıkların amacının ilçenin geri kalmışlığını ifade ederek, hem mensubu oldukları ve iktidarda bulunan siyasi partinin kendilerine sağlayacağı kolaylıklardan faydalanarak ilçeye daha iyi hizmet edeceklerini ifade etmek, bu suretle oy toplamak, hem de 2004 yılına kadar ilçede görev yapmış olan yerel yönetimleri eleştirmek olduğunun anlaşıldığı, açıklanan tüm bu nedenlerle sanıklarda suç kastının, dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinin alenen tahkir ve tezyif kastının bulunmadığı, aksi yönde, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil de bulunmadığından, mahkememizce tüm sanıkların 5271 sayılı ceza muhakemesi kanunun 223/2-c maddesi uyarınca müsnet suçtan ayrı ayrı olmak üzere beraatlerine karar vermek gerekmiştir.” (Ulukışla Aliye Ceza Mahkemesi 26.07.2005 tarih ve 2004/93 E. ve 2005/138 K.) demek suretiyle, bu sözlerin ne maksatla söylendiği açıklıkla tespit etmiştir.

e) İddia makamı, İktidarla el ele-84 yıllık karanlığa son” sloganını, tamamen kendince ve subjektif bir yaklaşımla, söylenilen yer, neden, zaman ve muhatap bağlamından koparmış, söylenenleri söyleyenlerin iradesine rağmen kendince anlamlandırmış ve kendi verdiği anlamları sanki onlar söylemiş gibi takdim etmiş ve bu sözlerden dolayı onların sorumluluğunu talep ve dava etmiştir. Bu, hukukun evrensel ilkelerinin ve Anayasada ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin alenen ihlalidir.

Ayrıca laiklik karşıtlığıyla veya cumhuriyet döneminin eleştirilmesiyle açık veya gizli hiçbir ilgisi bulunmayan bir açıklamadan hareketle iddia makamının, açık bir ifadede gizli anlam araması veya niyet okumak suretiyle başka anlamlara çekilmesi mümkün olmayan açıklamalara gizli anlamlar yüklemesi, aleni bir anlam tahrifi ve delil tasnii olup, hem hukuken ve hem de fiilen mümkün değildir. Hukuken mümkün değildir, çünkü Anayasa ve hukukun evrensel ilkeleri, niyet okumayı menetmiştir. Fiilen mümkün değildir, çünkü iddianamedeki metinde bunun ne anlamda kullanıldığı yoruma ve tevile imkan bırakmayacak açıklık ve netliktedir. İddia makamı, niyet okuyucu değildir, olamaz da. Hukuk devletinde iddia makamı, somut gerçeklikten hareket eder. Aksinin kabulü, Anayasanın 2’inci maddesinde ifadesini bulan demokratik hukuk devleti ilkesinin açık ihlalidir.

f) Anayasa’nın 69’uncu maddesinin 6’ıncı fıkrası uyarınca; ancak sınırlı ve belli şartların birlikte varlığı halinde siyasi parti üyelerinin sadece eylemleri, parti kapatma nedenidir.

Ali UĞURLU, Kamil ÜNAL, Mustafa BURNA ve Ali TEKİN’in Ak Parti’nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmesi ile ilgili hiçbir eylemi yoktur ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da iddianamesinde bu yönde bir eylemden de söz etmemektedir.

g) Kaldı ki Ali UĞURLU, Kamil ÜNAL, Mustafa BURNA ve Ali TEKİN’in kullandıkları slogan; Anayasaya aykırı bir eylem olmayıp, aksine Anayasa’nın tanıyıp teminat altına aldığı “Düşünce ve kanaat hürriyeti” (Anayasa, m. 25) ve “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” (Anayasa, m. 26) kapsamında olup, “Demokratik hukuk devleti” (Anayasa, m. 2) olmanın gereği olarak Anayasanın teminatı altındadır. Dolayısıyla da Anayasa’nın 69’uncu maddesine aykırı bir durum söz konusu değildir.

2- SÜLEYMAN KALDIRIM

İddianamenin 103’üncü sayfasında yer alan 2 numaralı iddia (EK- 133), Samsun ili Gazi Beldesi Belediye Başkanı Süleyman Kaldırım'ın önsöz yazdığı ‘Muhtasar İlmihal-Resimli Namaz Hocası’ adlı “gözleri ve ayakları sağlam olmayanların cuma namazı kılamayacağı, insan pisliğinin 3.2 gramdan fazlasının namaza mani olduğu, ‘ah’ diye inlemenin, saç ve sakal taramanın da namazı bozduğu” gibi dini kuralların anlatıldığı 190 sayfalık kitabın, ilköğretim okulu öğrencilerine 2005 yılı Eylül ayında bedava dağıtıldığı, iddiasıdır.

Bu iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü:

a) İddiaya konu kitap, ilköğretim okulu öğrencilerine dağıtılmamıştır. Bu kitap, Kültür Bakanlığı bandrolü taşıyan, yaklaşık 30-35 senedir piyasada bulunan kitap olup, kanuna uygun bir biçimde yaz aylarında Gazi Beldesi’nde açılan yaz Kur’an Kursu’na giden öğrencilere öğrenimlerinde yardımcı olmak amacıyla dağıtılmıştır. İçindeki bilgiler, pratik ve resimli dini bilgilerdir.

b) Süleyman KALDIRIM, bu kitaba bir önsöz yazmamıştır. İddia makamı, dağıtılan kitabı incelemiş olsaydı bu hususu görebilirdi. Ama maalesef incelemediği için, yayınevinin yazdığı önsözü, Süleyman KALDIRIM yazmış gibi göstermiştir. Bu, hakikat dışıdır. Açık bir saptırma, açık bir yanıltmadır.

Süleyman KALDIRIM, dağıtılan kitaba bir yazı eklemiştir. Yazının muhtevası aynen şöyledir:

“Sevgili Gençler,

Bizler, sizin her alanda başarılı olmanızı istiyor ve bu konuda çalışmalarımıza hiç ara vermeden devam ediyoruz. Geleceğimizin teminatı olan siz gençlere söz verdiğimiz gibi, attığınız her önemli adımda yanınızda olmak istiyoruz. Hayatın her alanında başarılı ve bilgili gençlerin yetişmesi, ülkemizin geleceğe daha güvenle bakabilmesi demektir. Millet kavramını oluşturan biz bireyler, eğitim, spor, sanat, kültür, bilgi, teknoloji, inanç ve günümüz şartları neyi gerektiriyorsa öğrenmek ve en iyi olmak için çok çalışmalıyız.

(İmza)

Süleyman KALDIRIM

Gazi Belediye Başkanı” (EK-28)


Eklenen bu yazının iddia ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.

c) Konunun basında çarpıtılarak haberleştirilmesi üzerine Gazi Belediye Başkanı Süleyman KALDIRIM, Gazi Belediye Başkanlığı’nın 16.09.2005 tarihli ve 471 sayılı yazısı ile durumu Samsun Valiliği ve Samsun İl Emniyet Müdürlüğüne bildirmiş, 04.07.2006 tarih ve 334 sayılı yazı ile de Samsun Valiliği ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü bilgilendirilmiştir. Bu yazışma ve araştırmaların hepsinde de gazete haberinin gerçeğe aykırılığı vurgulanmıştır(EK-29)

d) Ek -133’te delil olarak sunulan cumhuriyet gazetesi haberinde; söz konusu kitabın “İlköğretim okullarında yaz aylarında düzenlenen Kur’an Kurslarına katılan ilköğretim öğrencilerine” dağıtıldığı şeklindeki yanlış haber, iddia makamı tarafından biraz değiştirilerek iddianameye “Kitabın ilköğretim okulu öğrencilerine 2005 yılı eylül ayında dağıtıldığı” şeklinde konulmuş ve böylelikle gazetenin ilköğretim okullarında yazın düzenlenen Kur’an Kursuna giden öğrencilere dağıtılan kitap diye haberleştirdiği konu, iddianameye girerken sanki ilköğretim okuluna devam eden öğrencilere dağıtılmış bir kitap olmuş ve konu bir kez de iddia makamı tarafından başkalaştırılmıştır. Bu, açık bir çarptırmadır, açık bir saptırmadır ve iyi niyetten uzak bir yaklaşımdır. Hukuk devletinde iddia makamı, somut delilleri hukuka uygun bir biçimde toplar ve değerlendirir; ama delilleri istediği şekle sokamaz ve somut gerçekliği dışında bir anlamda kesinlikle değerlendiremez. Aksi, hukukun evrensel ilkeleri ve hukuk devletinin alenen ihlali olur.

Ayrıca, iddia makamının tırnak içinde verdiği düşünceler, Süleyman KALDIRIM’a ait değildir.

e) Kaldı ki AK Parti, bazı parti üyelerinin ve belediye başkanlarının parti politikalarıyla uyuşmayan kişisel görüşlerini benimsemediği gibi, özellikle yerel yönetimlerin faaliyetlerinde parti politikalarına aykırı tutum ve davranışlardan kaçınılması gerektiğine dair genelgeler yayınlamıştır. Nitekim, AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, 2006 yılı Mayıs ayında bazı basın ve yayın organlarında yer alan “AK Partili belediyelerin kültürel faaliyetler çerçevesinde dağıttığı kitaplara ilişkin tartışmalar” nedeniyle, 24.5.2006 tarih, yyön/81.07./2006-1696 sayı ve “Kültürel Amaçlı Toplantılar ve Yayınlar” konulu genelgeyi bütün AK Parti’li belediye başkanlarına göndermiştir.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı ve Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün imzası ile yayınlanan bu genelgede şu hususlara vurgu yapılmıştır : ( EK – 30)

“Son zamanlarda belediyelerimizin kültürel içerikli toplantı, panel ve konferansları ile dergi, kitap, broşür gibi basılı neşriyatında, kamuoyunu yanlış yönlendirebilecek, yanlış anlaşılabilecek, başkalarınca istismar edilebilecek veya gereksiz tartışmalara yol açabilecek nitelikte politik-sosyal ve dini konular işlendiği görülmüştür.

Belediyelerin asli görevleri arasında yer almayan ve basın yayın organlarına da intikal eden bu hususların parti programımıza, partimiz temel ilke ve amaçlarına da uygun olmadığı ve partimiz genel merkezince tasvip edilmediği bilinmelidir.

Sosyal ve kültürel amaçlı çalışmalar ve yayınlar konusunda yukarıdaki hususlara özen gösterilmesi gereğini önemle rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.”

Bu genelge, çok sayıda basın ve yayın organında da yer almıştır. Bu genelge, partimizin bu tür konularda ne kadar hassas olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Partimizle ilgili olarak kıyıda köşede kalmış, çoğu defa tek bir gazetede yer alan, asılsız veya tahrif edilmiş haberlerin yoğun bir şekilde kullanıldığı bir iddianamede, neredeyse tüm gazetelerde yer alan bu genelgenin görmezlikten gelinmesi subjektif ve iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayan bir yaklaşımın göstergesidir. Hukuk devleti, böylesi yaklaşımları himaye etmez.

3- MUSTAFA TARLACI

İddianamenin 103-104’üncü sayfalarında yer alan 3 numaralı iddia (EK-134), Dinar Belediye Başkanı Mustafa TARLACI’nın 2005 yılı Ramazan ayı boyunca 8 camide teravih namazı kıldırdığının öne sürülmesi üzerine Valiliğin, buna izin veren 8 cami imamı hakkında soruşturma açtırmasına ilişkindir.

a) Mustafa TARLACI’nın teravih namazı kıldırdığı doğrudur. Mustafa TARLACI İlahiyat Fakültesi mezunu olup, cami cemaatinin teklifi üzerine namaz kıldırmıştır.

b) Bu konunun yerel gazeteler tarafından haber yapılması üzerine Afyonkarahisar Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü’nün 07.11.2005 tarihli ve 1560 sayılı kararı ile ön inceleme başlatılmış, yapılan ön inceleme sonucunda; İlçe Müftüsü hakkında uyarma cezası, 10 İmam-Hatip ve Müezzin Kayyım hakkında ise kınama cezası verilmesi disiplin yönünden, İmam-Hatip ve Müezzin Kayyımların ilçe içerisinde yerlerinin değiştirilmesi önerilmiş, cezalar ve idari yaptırımlar uygulanmıştır (EK-31).

Kısaca idare, bu olay karşısında sessiz kalmamıştır.

c) Dinar Cumhuriyet Başsavcılığı, “Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma” suçu nedeniyle cezalandırılması istemiyle Mustafa TARLACI hakkında Dinar Sulh Ceza Mahkemesine dava açmış ve yapılan yargılama sonucunda Mustafa TARLACI beraat etmiş ve bu karar da temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir (Dinar Sulh Ceza Mahkemesinin 13.03.2007 tarih ve 2006/203 E.. , 2007/86 K. İle)
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   ...   24

Reklamlari:

Similar:

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconIT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

T. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI iconT. C. Adalet bakanliği eğİTİm dairesi başkanliğI

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©trdocs.org 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page