Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I

Reklamlari:



Indir 74.53 Kb.
TitleCeza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I
Date conversion04.02.2013
Size74.53 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://cezahukuku.istanbul.edu.tr/sinav/cgenel/cozumlu-pc1.docx
CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER


ÇÖZÜMLÜ PRATİK ÇALIŞMA I

A, N’ye derin bir aşk beslemektedir, ancak bu duygularını bir türlü açıklayamamıştır. Bu esnada N A’nın yakın arkadaşı B ile sözlenir. Bu duruma çok üzülen A, Bnin ölmesini arzular ve bu arzusunu gerçekleştirmek amacıyla, amatör olarak dağ yürüyüşleri yapan B’ye Ağrı Dağı’nda yürüyüş yapmanın çok zevkli olduğunu, mutlaka Ağrı Dağı’na çıkması gerektiğini söyler. Bir müddet sonra B, yanına ücretli rehberlik yapan C’yi de alarak Ağrı Dağı’na tırmanışa geçer, ancak bunun için yeterli tecrübeye sahip olmayan B, tırmanış esnasında ayağı kayarak bir boşluğa yuvarlanır. C, B’ye yardım etmek için ip atarak onu kurtarmak için bir süre uğraşır ancak yoğun kar yağışının başlamasından dolayı endişeye kapılarak olay yerinden uzaklaşır. C, cep telefonunun kapsama alanına girdiği bir yere geldiğinde yardım çağrısında bulunsa da, yardım ekipleri ulaştığında B, hayatını kaybetmiştir.

Arada bir uyuşturucu madde kullanan C, olaydan duyduğu üzüntüyü arkadaşı D’ye anlatır ve D’den aldığı uyuşturucu maddeyi aşırı dozda kullandığından dolayı ölür. Madde bağımlısı D, uyuşturucu almak için paraya ihtiyacı olduğundan, kendisine sohbetlerinde evlere girip soygun yapmak istediğini söyleyen F’ye, evinde değerli mücevherleri olan E’nin evini soyması için E’nin evinin adresini verir ve mücevherlerin yerini tarif eder. Bir gece vakti F, arkadaşı G ile birlikte, kilitleri açmak için M’den bir maymuncuk alarak E’nin etrafı bahçe duvarıyla çevrili evinin önüne gelirler. Kahvede konuşulurken soygun planını duyan ve ev sahibesine kızgınlık olan hizmetçi H, bahçe kapısını kilitlemez. F ve G, bahçe kapısını hafifçe ittiklerinde kapı açılır. Kapıdan içeri girdikleri esnada, bahçedeki köpek kapıya doğru koşarak havlamaya başlar. F ve G, köpeği susturmaya çalışırken E, uyanarak tabancasıyla balkona çıkar, E yi gören F, olay yerinden uzaklaşırken G ise, köpeği susturmaya çalışmaya devam eder, bu esnada E, olay yerine doğru rast gele bir kez ateş eder. G’nin kasığını delip geçen kurşun, yol kenarındaki O’nun otomobiline isabet eder. G, kaçmaya çalışsa da vurulduğu için yere düşer. Bir müddet sonra çevreyi kontrol etmek üzere dışarı çıkan E, G’yi yerde yaralı bir şekilde kan kaybetmeye devam ederken görmesine rağmen, evine döner. Bu esnada otomobiliyle yoldan geçmekte olan bir sürücü, G’yi alarak hastaneye götürür. G, yapılan müdahale sonucunda kurtulur.

Uyurgezerlik hastalığı olan F ise, o gece nişanlısı N’nin evine giderek onda kalmak istediğini söyler. N, bu teklifi kabul eder. F, sabah olduğunda N’nin öldüğünü fark eder. Olay sonrasında yapılan adli tıp incelemesinde, F’nin uyurken boğazını sıkarak N’yi öldürdüğü tespit edilir.


OLAY ÇÖZÜMÜ


Birinci Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

A, B’ye Ağrı Dağı’nda yürüyüş yapmanın çok zevkli olduğunu, mutlaka Ağrı Dağı’na çıkması gerektiğini söylemiş, bunun üzerine B, Ağrı Dağı’ndaki yürüyüşte ayağı kayarak boşluğa düşmüş ve ölmüştür. Bu suretle A kasten öldürme suçu (TCK’nın 81. maddesine göre) dolayısıyla sorumlu tutulabilir.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN İRDELEME

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: Kasten öldürme suçu, herkes tarafından işlenebilen genel suçlardandır. Özgü suç değildir. Olayda A, fail olabilir.

b. Suçun Konusu: Yaşayan insan olup somut olayda B’dir.

c. Suçun Mağduru: Somut olayda hayatını kaybeden B’dir.

d. Fiil: Kasten öldürme suçu serbest hareketli bir suç olup, ölüm neticesine yönelik her davranış bu unsuru gerçekleştirebilir. Olayda A, B’nin ölmesi düşüncesiyle, mutlaka Ağrı dağına yürüyüşe gitmesi gerektiğini söyleyerek, fiil unsurunu gerçekleştirmiştir.

e. Netice: Kasten insan öldürme suçunun kanuni tarifinde, fiilin yanı sıra ayrıca bir ölüm şeklinde bir neticenin meydana gelmesi öngörülmüştür. Olayda B’nin ölümü ile bu unsur gerçekleşmiştir.

f. Nedensellik Bağı: Olayda A, B’ye Ağrı Dağı’nda mutlaka bir yürüyüş yapmasını söylemiş, bunun üzerine B, Ağrı Dağında yürüyüşe çıkmış ve bu esnada ayağı kayarak boşluğu düşerek ölmüştür. A’nın sözlerinden sonra B’nin Ağrı dağına yürüyüşe gitmesi ve orada ölmesi gibi dış dünyada meydana gelen değişiklikler arasında doğa kanunlarına uygun bir bağlantı bulunmaktadır. Bu nedenle tipe uygun netice ile (B’nin ölümü) A’nın hareketi arasında nedensellik bağı vardır. (Kanuni şart teorisi) “Olmazsa olmazdı” yöntemine göre de aynı sonuca ulaşılmaktadır: Çünkü, A, şayet B ye Ağrı Dağında mutlaka bir yürüyüş yap demeseydi, B Ağrı dağında yürüyüşe gitmeyecek ve boşluğa düşerek ölmeyecekti, yani A nın hareketi olmasaydı netice meydana gelmeyecekti diyebiliyoruz.

g. Objektif İsnadiyet: Hareket ile tipik netice arasında nedensellik bağının bulunduğu tespit edilirse, bu kez ikinci bir sorunun cevabı aranır. Failin fiilinin neden olduğu netice, onun bir işi, bir eseri olarak ona yükletilebilir mi? Diğer bir deyişle, tipik netice faile objektif olarak isnad edilebilir mi? Nedensellik bağının varlığına rağmen neticenin faile objektif olarak isnad edilememesi halinde, failin söz konusu tipik neticeden sorumlu tutulmayacağı sonucuna ulaşılacaktır. İsnadiyetin objektif olmasının nedeni yapılan değerlendirmede failin sübjektif durumunun dikkate alınmamasıdır. Failin sübjektif durumu suçun manevi unsurlarında değerlendirilecektir.

(Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, objektif isnadiyet, i ).

Somut olayda irdelendiğinde, A’nın B’ye yönelik “Ağrı Dağı’na gitmelisin mutlaka” şeklindeki sözleri ile A’nın hareketinin tehlikeyi önem taşımayacak derecede arttırması, hayatın olağan faaliyetlerine neden olunması, belli bir risk veya tehlike doğursa bile bunlar hukuken önem taşımayan tehlikelerdir. Bu nedenle B’nin ölüm neticesi, A’ya objektif olarak isnat edilemeyecektir. Bu nedenle suçun maddi unsuru oluşmamıştır. Diğer unsurların incelenmesine gerek bulunmamaktadır.


İkinci Olay

I.OLAY VE HUKUKİ SORUN

C, yaralı B’yi olay yerinde bırakarak gitmiş ve B ölmüştür. Bu suretle B, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu dolayısıyla (TCK’nın 83. maddesine göre) sorumlu tutulabilir.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN

1. Maddi Unsurlar 1

a. Suçun Faili: Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi gerçek olmayan ihmali suçlardandır. Bu suçlarda yalnızca neticeyi önleme yükümlülüğü altında bulunan, yani garantörlük sıfatı taşıyan kişi fail olabilir. Olayda ücretli rehberlik yapan C, suçun faili olabilir.

b. Suçun Mağduru: Suçun mağduru hayatını kaybeden B’dir.

c. Fiil: Gerçek olmayan ihmali suçlar, tipe uygun bir neticenin engellenmemesi suretiyle gerçekleştirilen suçlardır. Bu tür suçlarda fiil aktif bir davranışla, yapma şeklinde gerçekleşen icrai suçlardan farklı olarak, yapmama şeklinde ihmali davranışlarla işlenmektedir. Bunun için failin özel bir hukuki yükümlülük (garantörlük) altında bulunması gerekir. Bu suçtan dolayı sorumluluğun söz konusu olabilmesi için failin, neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir. İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, üç durumdan biri bulunmalıdır:

  1. Kişinin belli bir davranışta bulunmak hususunda “kanundan” kaynaklanan bir yükümlülüğü bulunabilir.

  2. Kişinin belli bir davranışta bulunmak hususunda “sözleşmeden” kaynaklanan bir yükümlülüğü bulunabilir.

  3. Ön gelen tehlikeli hareketten” kaynaklanan bir yükümlülük bulunabilir.

Olayda C, ücretli rehber olduğundan sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğü bulunmaktadır.

d. Netice: C’nin belli bir davranışta bulunmak hususunda sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğü bulunduğundan C, garantör olup B’ye yardım etmeme şeklindeki ihmali davranışı, meydana gelen ölüm neticesinden dolayı sorumluluğunu gerektirecektir.

e. Nedensellik bağı: Gerçek olamayan ihmali suçlarda da, ihmali davranış ile netice arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. İhmali davranış ile netice arasında doğal kanunlara uygun bir bağlantı içindeyse nedensellik bağının bulunduğu sonucuna varmaktayız. Örneğin, bir anne çocuğuna yemek vermemesi nedeniyle çocuğun açlıktan ölmemesi olayında olduğu gibi. Somut olayda da, C, B’ye yardım etmemiş ve C’nin ölümüne neden olmuştur. Dolayısıyla nedensellik bağı vardır. Olmazsa olmazdı formülü uygulandığında da aynı sonuca varılacaktır. Çünkü şayet C, B’ye yardım etseydi, kesinliğe yakın bir ihtimalle B ölmeyecekti denilebilmektedir.

f. Objektif İsnadiyet: Gerçek olamayan ihmali suçlarda de neticenin faile objektif olarak isnad edilebilmesi gerekir. İcrai suçlarda izin verilen riski aşan tehlike fail tarafından meydana getirilmekte ve bu tehlike olayda tipik netice olarak gerçekleşmektedir. Gerçek olmayan ihmali suçlarda ise izin verilen riski aşan tehlike fail tarafından değil başka bir şekilde ortaya çıkmış olup, failin bu tehlikenin netice olarak gerçekleşmesini önlemektedir. (Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, objektif isnadiyet, iii ).

B Ağrı Dağında boşluğa düşmüş izin verilen riski aşan bir tehlike içendir ve bu tehlike olayda ölümü neticesi olarak gerçekleşmiştir. Bu nedenle netice C’ye objektif olarak isnat edilecektir.

2. Manevi Unsur:

(Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, manevi unsur, a, i, ii )

Kişinin, işlediği fiilin sebebiyet vereceği sonuçların bilincinde olması halinde her ne kadar bu fiili işlemeyi ve sebebiyet verdiği neticenin gerçekleşmesini istememiş ise de bu durumda da kasten hareket etmiştir. Dolayısıyla somut olayda, B’ye müdahale etmeyen C, her ne kadar B’nin ölümünü istemese de doğrudan kast ile hareket ettiği sonucuna ulaşılacaktır.

3. Hukuka Aykırılık Unsuru:

Olayda herhangi bir hukuka uygunluk nedeni bulunmamaktadır.

B. NİTELİKLİ UNSURLAR

Olayda her hangi bir nitelikli unsur bulunmamaktadır.

C. KUSUR

C, yoğun kar yağışının başlaması üzerine kendi hayatının tehlikeye düşeceği endişesiyle B ye yardım etme girişimini yarıda bırakarak, kaza yerinden ayrılmıştır. Bu nedenle olayda C bakımından mazeret nedenlerinden biri olan zorunluluk hali gündeme gelebilir. Zorunluluk hali, kusurluluğu kaldıran bir mazeret nedenidir. Bu halde, haksızlık yani suç oluşmakta, ancak zorunluluk hali dolayısıyla kişi mazur görülmekte yani kınanmamaktadır. Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Kanunda yer alan söz konusu hükme göre, zorunluluk halinin şartları iki başlık altında incelenebilir:

(i) Tehlikeye ilişkin şartlar: Tehlikenin; ağır ve muhakkak olması, kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş olması, failin tehlikeye bilerek neden olmamış olması ve tehlikeye karşı koyma yükümlülüğünün bulunmaması gerekmektedir.

(ii) Tehlikeden korunmaya ilişkin şartlar: Kişinin tehlikeden başka suretle korunma olanağının bulunmaması ve tehlike ile bu tehlikeden korunmak için gerçekleştirilen fiil arasında bir orantının bulunması gerekmektedir.

Olayda yoğun kar yağışının varlığı C’nin hayat hakkına yönelik ve bilerek neden olmadığı bir tehlike doğurmuştur. Bu tehlikenin ağır ve muhakkak olduğunu kabul ettiğimiz takdirde zorunluluk hali söz konusu olabilecektir. Failin zorunluluk durumundan faydalanabilmesi için aranan bir diğer koşul da tehlikeye katlanma yükümlülüğünün bulunmamasıdır. Ücretli rehber olan C’nin de böyle bir yükümü olduğu kabul edilse bile bu yükümlülük failin kendi hayatını feda etmesi anlamına gelmez. Neticeye engel olacak hareket, hukuken talep edilebilir, beklenebilir olmalıdır. Garantörden beklenebilirlik ise, tehlikenin yakınlığı, ağırlığı, korunan hukuki değerin önemi, garantör olan kişinin kabiliyeti ve durumuna göre belirlenecektir. C’nin yardım etmek için bir süre uğraşmasına rağmen yoğun kar yağışı nedeniyle gitmek zorunda kaldığından söz edilmiştir. Somut olayda, harekete geçmek, C’ye esaslı ölçüde zarar verecek nitelikte kabul edilebilirse, kişiden harekete geçmesi beklenemez. Bu nedenle Ağrı Dağı’ndaki yoğun kar yağışı nedeniyle oradan ayrılmak zorunda kalan C’den daha fazla orada durması beklenebilir değildir. Ayrıca olay yerinden uzaklaştıktan sonra yardım çağrısından bulunması da A’yı tehlikeden kurtarma amacı ile hareket ettiğini de göstermektedir.

Üçüncü Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

D, C’ye uyuşturucu madde vermiştir. Uyuşturucu maddeyi kullanan C, ölmüştür. Bu suretle C, kasten öldürme suçu (TCK’nın 81’inci maddesi) dolayısıyla sorumlu tutulabilir.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: C’nin ölümü bakımından D, fail olabilir.

b. Suçun Mağduru: Hayatını kaybeden C, mağdur olabilir.

c. Fiil: D’nin C’ye uyuşturucu madde vermesi, öldürme suçunun fiilini oluşturur.

d. Netice: C, uyuşturucu maddeyi alarak hayatını kaybetmiştir. Ölüm neticesi gerçekleşmiştir.

e. Nedensellik bağı: Olayda C’nin ölümünden dolayı D’yi sorumlu tutabilmek için D’nin fiili ile C’nin ölümü arasında nedensellik bağı bulunmalı ve bu ölüm neticesi D’ye objektif olarak isnad edilebilmelidir. Şart teorisi bakımından D’nin C’ye uyuşturucu vermesi ile ölümü arasında sebep sonuç ilişkisi mevcuttur. Ancak ölüm neticesinden faili sorumlu tutmamız için sebep-sonuç ilişkisinin varlığı yeterli olmayıp, ayrıca bu neticenin faile objektif olarak da yüklenebilmesi gerekmektedir.

f. Objektif İsnadiyet: Bir hareket suçun konusu bakımından yasaklanan bir tehlike doğurur ve bu tehlike tipe uygun netice olarak gerçekleşirse bu neticeyi faile objektif olarak isnad edebiliriz.

(Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, objektif isnadiyet, v ).

Olayda C’nin ölüm neticesi D’ye objektif olarak isnad edilemez. Çünkü meydana gelen tipik netice, davranış normunun koruma alanına girmemektedir. Zira, C, D’den aldığı uyuşturucu maddeyi aşırı dozda kullandığından dolayı ölmüştür. Tehlike mağdurun talebi ve isteği üzerine mağdur tarafından bizzat yaratılmıştır, mağdurun tehlikeyi bilinçli olarak üstlenmesi, fiilin üçüncü kişiye objektif isnat edilebilirliğini ortadan kaldırır.

O halde maddi unsurlar oluşmadığından diğer unsurların incelenmesine gerek bulunmamaktadır.


Dördüncü Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

C’nin uyuşturucu madde kullanmıştır. Bu suretle C, uyuşturucu madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçu (TCK’nın 191’inci maddesinin birinci fıkrası) dolayısıyla sorumlu tutulabilir.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: Suçun faili C olabilir.

b. Suçun Konusu: Uyuşturucu maddedir.

c. Fiil: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulundurma oluşturmak, bu suçun fiilidir. Seçimlik hareketli olan bu suçun maddi unsurlarının gerçekleşebilmesi için kanunda belirtilen bu hareketlerden birini yapmak yeterlidir. Fail bu hareketlerin birden fazlasını gerçekleştirirse yine tek bir suç oluşmuş kabul edilecek, fakat TCK m. 61’e göre değerlendirme yapılırken bu durum göz önünde tutulacaktır. Somut olayda uyuşturucu madde kullanan C, bu suçun maddi unsurunda belirtilen uyuşturucu madde satın alma ve bulundurma fiilinin gerçekleştirmiştir.

2. Manevi Unsur

Olayda C, işlediği fiili bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiğinden doğrudan kast ile hareket etmiştir.

3. Hukuka Aykırılık Unsuru

Olayda herhangi bir hukuka uygunluk nedeni bulunmamaktadır.

B. NİTELİKLİ UNSURLAR

Olayda her hangi bir nitelikli unsur bulunmamaktadır.

C. KUSUR

Olayda kusurluluğu kaldıran veya azaltan bir hal bulunmamaktadır.

D. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

Suçun özel görünüş biçimleri bakımından herhangi bir durum söz konusu değildir.

Beşinci Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

D, uyuşturucu maddeyi ruhsata aykırı olarak ülke içinde C’ye vermiştir. Bu suretiyle D, uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden… suçu (TCK’nın 188’inci maddesinin üçüncü fıkrası) dolayısıyla sorumlu tutulabilir.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: Fiili gerçekleştiren D, söz konusu suçun faili olabilir.

b. Fiil: Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde başkalarına verilmesi halinde bu suç oluşacaktır. D, C’ye uyuşturucu madde satma fiilini gerçekleştirdiğinden suçun maddi unsurları oluşmuştur.

2. Manevi Unsur

Olayda D, bilerek ve isteyerek hareket ettiğinden doğrudan kast ile hareket etmiştir.

3. Hukuka Aykırılık Unsuru

Olayda hukuka uygunluk nedeni bulunmamaktadır.

B. NİTELİKLİ UNSURLAR

Olayda her hangi bir nitelikli unsur bulunmamaktadır.

C. KUSUR

Olayda kusurluluğu kaldıran veya azaltan bir hal bulunmamaktadır.

D. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

Suçun özel görünüş biçimleri bakımından herhangi bir durum söz konusu değildir.

Altıncı Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

F ve G, E’nin evini soymak için M’den aldıkları maymuncukla E’nin evinin bahçesinin kapısına gelirler. Evin hizmetçisi H, F ve G’nin geleceğini bilerek kapıyı açık bırakır. F ve G, kapıyı açık bularak E’nin rızası bulunmaksızın içeri girerler. Bu suretle F ve G, konut dokunulmazlığının ihlali suçu (TCK’nın 116’ncı maddesi) dolayısıyla sorumlu tutulabilirler.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: E’nin bahçesine E’nin rızasına aykırı olarak giren F ve G, suçun failleri olabilirler.

b. Suçun Konusu: Konut ve eklentidir. Olayda evin bahçesi, evin eklentisidir.

c. Suçun Mağduru: Suçun mağduru E’dir.

d. Fiil: Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkılmaması, fiili teşkil eder. F ve G’nin E’nin evinin bahçesine girmesiyle fiil gerçekleşmiştir. Dolayısıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun maddi unsuru gerçekleşmiştir.

2. Manevi Unsur

F ve G, bilerek ve isteyerek hareket ettiklerinden fiillerini doğrudan kastla gerçekleştirmektedir.

3. Hukuka Aykırılık Unsuru

Olayda herhangi bir hukuka uygunluk nedeni bulunmadığı için, fiil hukuka aykırıdır.

B. NİTELİKLİ UNSURLAR

Fiilin gece vakti işlenmesi bir nitelikli unsurdur .

C. KUSUR

Olayda kusurluluğu kaldıran veya azaltan bir hal bulunmamaktadır.

D. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

1. Teşebbüs

Teşebbüse ilişkin herhangi bir durum bulunmamaktadır.

2. İştirak

a. D’nin iştirak statüsü: D, E’nin evini soyması konusunda suç işleme kararı verdirdiği için azmettiren olarak sorumluluğu söz konusu olur. Her ne kadar F’nin soygun yapma konusunda bir niyeti söz konusu olsa da, belirli bir fiile ve suç işlemeye yönelik karar yani E’nin evinin soyulmasına ilişkin karar D tarafından verdirilmiştir.

Aynı şekilde, belli bir suçu işleme konusunda kararını vermiş bir kişiyi, planladığı suç yerine başka bir suç işleme konusunda karar değiştirtme halinde de azmettirme söz konusu olabilir. Suçun basit şeklini işlemeye karar vermiş bir faili suçun nitelikli şekline karar verdirme halinde de azmettirme vardır.

Fakat suçun nitelikli şeklini işlemeye karar vermiş bir kişinin bu kararının suçun basit şekline çevrildiği hallerde suçun temel şeklinin gerçekleştirmeye hazır bir kişi bulunduğundan azmettirme kabul edilmez.

b. F ve G’nin iştirak statüsü: F ve G’nin olayda birlikte hareket ettikleri, olay üzerindeki hâkimiyetleri dikkate alındığında müşterek fail olarak sorumlu olacakları söylenebilir.

c. M’nin iştirak statüsü: M, yardım eden olarak, suç işlenmesinde kullanılacak araç olan maymuncuk temin etmektedir. Ancak, araç temin eden kişinin yardım eden olarak sorumlu tutulabilmesi için aracın suçun işlenmesinde kullanılmış olması veya vasıtanın tedariki suç işleme kararını kuvvetlendirmelidir.

Olayda suçun işlenebilmesi için maymuncuğun kullanımına gerek kalmamıştır. Fakat maymuncuğun teminin F ve G’nin bu suçu işleyebilmesi açısından kararını kuvvetlendiğinden ötürü M’yi suçun işlenmesinde yardım eden olarak sorumlu tutmak gerekecektir.

d. H’nin iştirak statüsü: Hizmetçi H, ev sahibine duyduğu kızgınlık nedeniyle soygun planını duyarak bahçe kapısını kilitlememektedir. Olayda F, G, H’nin birlikte suç işleme kararı bulunmadığından dolayı, H’nin suç işlenmesine yaptığı katkı onun yardım eden olarak sorumlu tutulmasını gerektirecektir. H’nin yardım eden olarak sorumlu olabilmesi için fail olan F ve G’nin H’nin suçun işlenişine olan katkısını bilmeleri de gerekmemektedir. Bu nedenle H’nin suçun işlenişini kolaylaştırıcı bu hareketi yardım etme kapsamında değerlendirilir.

3. İçtima: Suçların içtimaına ilişkin bir sonraki suçta değerlendirme yapılacaktır2.

Yedinci Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

F ve G, E’nin evine E’nin rızası bulunmaksızın mücevherlerini almak için girmişlerdir. Bu suretle hırsızlık suçu (TCK’nın 141’inci maddesi) dolayısıyla sorumlu tutulabilirler.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: Suçun faili, F ve G olabilir.

b. Suçun Konusu: Suçun konusu, taşınır maldır. Olayda E’nin mücevherleridir.

c. Suçun Mağduru: Mağdur, mücevherlerin sahibi olan E’dir.

d. Fiil: Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın, fail tarafından bulunduğu yerden alınmasıdır. Olayda F ve G, E’nin evindeki değerli mücevherleri E’nin rızası olmaksızın almak amacıyla E’nin bahçesine girmektedirler. Maddi unsur oluşmuştur. Ancak icra hareketleri tamamlanmadığından bu husus, teşebbüs kısmında değerlendirilecektir.

2. Manevi Unsur

Hırsızlık suçu yalnızca kasten işlenebilir. Nitekim olayda hem F hem de G, bilerek ve isteyerek hareket etmektedir. Dolayısıyla da her ikisinin de kastı bulunmaktadır.

Bu suç bakımından ayrıca failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadını taşıması aranmıştır. Olayda F ve G açısından bilme ve istemenin yanı sıra hırsızlık suçu için aranan yarar sağlama maksadı da bulunmaktadır.

3. Hukuka Aykırılık Unsuru

Olayda hukuka uygunluk nedeni bulunmamaktadır.

B. NİTELİKLİ UNSURLAR

Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli haldir.

Suçun, bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi, bir nitelikli unsurdur.

Olayda da hırsızlık suçu gece vakti işlenmekte ve suçun konusu da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşyadır. Dolayısıyla birden fazla nitelikli hal gerçekleşmiştir.

C. KUSUR

Olayda kusurluluğu kaldıran veya azaltan bir hal bulunmamaktadır.

D. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

1. Teşebbüs:

(Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, Teşebbüs).

Olayda F ve G, hırsızlık suçunu köpeğin havlaması ve bu esnada E’nin uyanarak tabancası ile balkona çıkması üzerine hırsızlık tamamlanamamış, teşebbüs aşamasında kalmıştır.

2. İştirak: Yukarıdaki suçta iştirak bahsinde anlatılanlar burada da geçerlidir.

3. İçtima: Hırsızlık suçunun bina ve eklentilerinde işlenmesi söz konusu olduğundan konut dokunulmazlığını ihlali suçunun gerçekleşeceği daha evvel ifade edilmişti. Hırsızlık suçu kapsamında konut dokunulmazlığının ihlali de söz konusu olursa gerçek içtima kuralı devreye girecek ve fail hem hırsızlık suçunun bu şekilde işlenmesi nedeniyle nitelikli halinden hem de konut dokunulmazlığını ihlal suçundan cezalandırılacaktır (TCK m. 142/4). Olayda F ve G, hem hırsızlık hem de konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılacaklardır.

Sekizinci Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

E, silahıyla evinin bahçesinde bulunan F ve G’ye doğru rastgele bir kez ateş etmiştir. Silatan çıkan kurşun, G’nin kasığını delip geçerek G’nin ölümüne neden olur. Bu suretle E, olası kastla öldürme suçu (TCK’nın 81’inci maddesi) dolayısıyla sorumlu tutulabilir.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI BAKIMINDAN

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: Söz konusu suçun faili, E olabilir.

b. Suçun Mağduru: Mağdur, G’dir.

c. Fiil: E, rastgele F ve G’nin bulunduğu yere doğru silahıyla ateş etmiştir.

d. Netice: Olayın sonunda ölüm neticesi meydana gelmiştir.

e. Nedensellik Bağı: E’nin fiili ile G’nin ölümü arasında nedensellik bağı bulunmaktadır. Nitekim E, silahıyla ateş etmemiş olsaydı G ölmeyecekti.

f. Objektif İsnadiyet: Netice, E’ye objektif olarak isnat edilebilecektir.

2. Manevi Unsur

(Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, Manevi Unsur, c. i, ii).

Olayda E, gece vakti evinin balkonundan rast gele ateş ettiğinden dolayı öldürme suçu bakımından bilme ve istemenin varlığından söz edilemez. Zira E, doğrudan G’yi hedef alarak ateş etmemektedir. Dolayısıyla E, doğrudan kastla hareket etmemektedir.

Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Olası kast halinde fail neticeyi öngörmekte ve kabullenmektedir. Olayda köpeğin havlaması üzerine balkona çıkması ve balkondan gece vakti rastgele ateş etmesi ile kişinin işlediği fiile ilişkin neticeyi öngörüp, kabullendiğini göstermektedir. O halde E’nin fiili bakımından olası kast söz konusudur.

3. Hukuka Aykırılık Unsuru

Olayda hukuka uygunluk nedenlerinden meşru savunmanın tartışılması gerekir. Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı kişinin sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Meşru savunma her türlü hak için yapılabilir.

Olayda F ve G tarafından E’nin konutuna bir saldırı gerçekleştirilmektedir. Fakat meşru savunmada saldırıya karşı yapılan savunmanın saldırıyı def edecek ölçüde olması gerekir. Olayda E’deki silahın varlığı ve köpeğin korkutucu etkisi, üstelik köpeğin havlaması nedeniyle F ve G fiillerine devam edememesi dikkate alındığında, E’nin girmeye çalışan hırsızları durdurmaya, önlemeye yönelik yaptığı rast gele atış yapması saldırıyı defedecek ölçüyü aşmaktadır. Hukuka uygunluk nedenlerinde sınırın aşılması kusurluluk bahsinde değerlendirilecektir.

B. NİTELİKLİ UNSURLAR

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu kabul edildiği takdirde, suçun silahla işlenmesi bir nitelikli unsurdur.

C. KUSUR

Olayda meşru savunmada sınırın aşılması çeşitli ihtimallerde gerçekleşmiş olabilir:

Birinci ihtimalde sınır taksirle aşılmış olabilir. Bu takdirde fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur (TCK md. 27/1).

İkinci ihtimalde ise, sınır kasten aşılmış olabilir. Bu takdirde ise failin sorumluluğu devam eder.

Üçüncü ihtimalde ise, fail meşru savunmada sınırı mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşmış olabilir. Bu durumda suç işlenmiş olmasına rağmen, faile kusuru olmadığından dolayı ceza verilmez.

Olayda F meşru savunmada sınırı olası kast ile aşmıştır, fakat bu sınır aşımı mazur görülebilecek heyecan, korku ya da telaştan kaynaklanmadığından dolayı failin kusurunu azaltan veya kaldıran bir nedenin varlığından bahsedilemeyecektir.

D. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

1. Teşebbüs

(Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, Teşebbüs).

Olayda G, hastaneye götürülerek yapılan müdahale sonucunda kurtulmuştur. Bu nedenle G olası kastla öldürmeye teşebbüsten sorumlu olacaktır.

2. İştirak

Olayda iştirak bakımından özellik arz eden bir husus yoktur.

3. İçtima

E’nin olay yerine doğru rast gele bir kez ateş etmesi sonucunda G’nin kasığını delip geçen kurşun, yol kenarındaki O’nun otomobiline isabet etmektedir. Mala zarar verme suçunun maddi unsuru, başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkma, tahrip etme, yok etme, bozma, kullanılamaz hale getirme veya kirletmedir. Olayda bu mevcuttur. Bu suçun manevi unsuru ise kasttır. Eğer E’nin bu suç açısından taksiri varsa, bu suçtan sorumlu olmayacaktır. Fakat en azından olası kast ile hareket etmişse mala zarar verme suçundan sorumlu olacaktır. Bu takdirde E, tek bir fiil ile G’ye yönelik olası kastla öldürme ve O’ya karşı mala zarar verme suçunu işlemiştir. Bu nedenle farklı neviden fikri içtima uygulanacak olup, TCK m. 44’e göre fail en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacaktır.

Dokuzuncu Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

E, ateş ederek yaralanmasına neden olduğu G’yi yaralı halde görmüştür. Ancak E, G’ye hiçbir müdahalede bulunmamış ve evine geri dönerek G’yi ölüme terk etmiştir. G, yoldan geçen bir kişinin yardımıyla kurtulur. E’nin yardım etmemesinin ihmali hareketle öldürme suçu (TCK’nın 83’üncü maddesi) dolayısıyla sorumlu tutulabilir.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: Hiçbir müdahalede bulunmayan ve G’yi yaralı halde terk eden kişi, E’dir. Dolayısıyla suçun faili, E olabilir.

b. Suçun Mağduru: Mağdur G’dir.

c. Fiil: Bir kişinin ihmali hareketle öldürme suçundan sorumlu tutulabilmesi için ihmali hareketi icrai harekete eş değer olması gerekir. Bunun için de kanundan, sözleşmeden veya ön gelen tehlikeli fiilinden kaynaklanan icrai harekette bulunma yükümlülüğü olmalı yani garantör sıfatına sahip olmalıdır. Olayda E, G’ye ateş açması sonucu G’yi yaralamış olup, ölüme neden olacak bir tehlikeli harekette bulunmuştur. Fakat öngelen tehlikeli hareketi gerçekleştiren kişinin garantör olabilmesi için bu öngelen hareket taksirle işlenmelidir. Zira, diğer taraftan kasten işlenen bir suçun faili, işlediği suçla ihlal edilen hukuki değeri tekrar koruma yükümlülüğü altında değildir. Bu nedenle öldürmek amacıyla ağır bir şekilde yaradığı kişiyi bırakıp giden fail, ölümün meydana gelmesinde sadece kasten öldürmeden, ölümün başka bir nedenle gerçekleşmemesi durumunda kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu olur. Bunun dışında ayrıca bir yardım yükümlülüğünün ihlalinden söz edilemez. Bu nedenle olayda olası kast söz konusu olduğundan E, garantör değildir. Sonuç olarak suçun maddi unsurları gerçekleşmediğinden başka bir incelemeye gerek yoktur.


Onuncu Olay

I. OLAY VE HUKUKİ SORUN

Uyurgezerlik hastalığı olan F, uyurken nişanlısı N’nin boğazını sıkmıştır. N, boğazının sıkılması nedeniyle havasız kalmış ve boğularak ölmüştür. Bu suretle F, kasten öldürme/taksirle öldürme suçu (TCK’nın 81&85’inci maddeleri) dolayısıyla sorumlu tutulabilir.

II. İRDELEME

A. SUÇUN UNSURLARI AÇISINDAN

1. Maddi Unsurlar

a. Suçun Faili: Failin F olduğu belirtilebilir.

b. Suçun Mağduru: Mağdur N’dir.

c. Fiil: Bir insanı öldürmeye yönelik her türlü hareket, bu suçun maddi unsurlarından birini oluşturur. Olayda F’nin hareketinin ceza hukuku alanında fiil niteliğine sahip olup olmadığı tartışılmalıdır.

(Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, Maddi Unsurlar, Fiil).

Kişisel hareket teorisine göre ceza hukuku anlamında hareket, kişinin manevi, ruhsal dünyasının dışa vurumudur. İnsan davranışına fiil özelliği kazandıran bunun irade ürünü olmasıdır. Örneğin, mutlak kuvvete maruz kalan kişinin iradesi devre dışıdır. Aynı şekilde refleks hareketleri fiil vasfına sahip değildir.

Derin uyku halleri, epileptik nöbetler esnasında, hiptonik telkin altında bulunulan davranışlar fiil niteliğinde değildir. Uyurgezerlik hastalığına sahip olan F’nin bu esnada gerçekleştirdiği hareketler de fiil vasfına haiz değildir3. Esasında maddi unsurlar oluşmadığı için incelemeye devam edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Ancak F’nin kanuni tanıma uygun hareketi icra etmeden önceki fiili nedeniyle sorumluluğunun kabulü halinde uyku öncesi hareketi nedeniyle sorumluluğu söz konusu olabilecektir (Bu ihtimal nedeniyle suç tipi incelemesine devam edilmektedir.)

d. Netice: Ölüm neticesi meydana gelmiştir.

e. Nedensellik Bağı: Olayda fiil ile netice arasında nedensellik bağı bulunmaktadır.

f. Objektif İsnadiyet: Ölüm neticesi, objektif olarak faile yüklenebilecektir.

2. Manevi Unsur

(Bu unsur kapsamında yazılması gereken ilgili açıklamalar için bakınız “Ceza Hukuku Uygulama Rehberine Giriş, Manevi Unsur, Taksir).


F’nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışının kabulü halinde manevi unsur taksirdir.

3. Hukuka Aykırılık Unsuru

Olayda herhangi bir hukuka uygunluk nedeni bulunmamaktadır.

B. NİTELİKLİ UNSURLAR

Olayda, herhangi bir nitelikli unsur bulunmamaktadır.

C. KUSUR

Bu bağlamda değerlendirilmesi gereken husus, sebebinde serbest hareket kuramıdır. Bu kuram geçici bir nedenle kusur yeteneği ortadan kalkan kişinin bu halde iken işlediği suçlardan dolayı sorumluluğunu belirler. Uyku hali gibi bazı geçici sebeplerde kişinin hem hareket hem de kusur yeteneği ortadan kalkmış olabilir. Dolayısıyla geçici bir sebep nedeniyle hareket yeteneği de ortadan kalkmış bulunan kişinin bu halde iken gerçekleştirdiği davranış nedeniyle cezalandırılması için de bu kurama başvurulur. Sebebinde serbest hareketin açıklanmasına ilişkin iki görüş mevcuttur: 1.tipiklik modeli 2. istisna modeli. Bu görüşe göre, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir kimsenin cezalandırılabilmesi için, failin kusur yeteneğinin ortadan kaldırılması, kusur yeteneğinin ortadan kaldırılmasından önceki kastının da belli bir suçun işlenmesine yönelik olması ve bu suçun da kusur yeteneği ortadan kalktıktan sonra işlenmesi ya da teşebbüs edilmesi gerekmektedir. Burada failin kastı hem kusur yeteneğinin ortadan kalkmasına ve sonradan işlenen tipe uygun hareketin icrasına yönelmelidir. Buna kasti alic denir. Taksirli alicte ise hareket veya kusur yeteneğinin kasti veya taksirli bir hareketle ortadan kaldırılmasından sonra ve bu durumda iken failin belli bir suçu işleyebileceğinin taksirli olarak hesaba katılmadığı olaylarda kabul edilmektedir. Örneğin, bir annenin küçük çocuğunu emzirmek için yatağına alması ve uykuya daldıktan sonra çocuğun üzerine yatarak öldürmesi olayında zaten anne çocuğu yatağa almakla taksirli davrandığı için, taksirle öldürme suçunu işlemiş olur. Yani tipiklik modelinde failin işlediği bir suçtan sorumluluğu için manevi unsur fiilin işlendiği ana göre değil, hareket veya kusur yeteneğinin ortadan kalktığı ana göre belirlenir.

İstisna modelinde ise, algılama yeteneğinin yitirilmesine neden olunan hal, kasten veya taksirle söz konusu olabilir. Kişinin işlediği suçtan dolayı sorumluluğunun tespitinde kişinin hareket ya da kusur yeteneğinin tespiti fiili işlediği zamana göre belirlenir. Algılama yeteneğinin yitirilmesine neden olan davranış sorumluluğun tayininde değerlendirme dışı bırakılır.

Olayda tipiklik modelini uygularsak kişi uyurgezer bir halde başkasını öldürmeyi planlamamışsa ya da bunu göze almamışsa, bu halde iken gerçekleştirdiği sonuçlardan taksirle sorumlu olacaktır. Yani somut olayda taksire öldürmeden sorumlu olur. Fakat istisna modelinde ise kişinin uyurgezer bir halde başkasını öldürmesindeki sorumluluğu belirlerken fiilin işlendiği ana bakılacaktır. Kişi, uyurgezer olduğu ve bu esnada yanında olan birine zarar verebileceğini dikkat ve özen yükümüne aykırı davranarak öngörmemesine rağmen, fiili kasten işlediği için, kasten öldürmeden sorumlu olacaktır.

D. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

Teşebbüs, İştirak ve İçtimaya ilişkin herhangi bir durum söz konusu değildir.

2011-2012 Öğretim Yılı 3 No’lu Pratik Çalışmadır

1 Suçun konusunun tekrar yazılmasına gerek bulunmamaktadır.

2 Birbiriyle bağlantılı olmaları nedeniyle içtima söz konusu olan suçlardan yalnızca birinin içtima kısmında değerlendirme yapılması yeterlidir.

3 Bu konuda ayrıntılı açıklamalar için bakınız Pratik Çalışma IV.


Add document to your blog or website
Reklamlari:

Similar:

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconCeza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ Pratik ÇalIşma II

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconCeza hukuku genel hüKÜmler pratiK Çalişma örnekleri – 1

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconCeza hukuku genel hüKÜmler pratiK Çalişma 3 olay 1: Türk vatandaşı

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconSDÜ hukuk fakültesi ceza hukuku genel hüKÜmler pratiK Çalişma (Hata)

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconERÜ hukuk fakültesi ceza hukuku genel hüKÜmler-i dersi pratiK Çalişma 4

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconSDÜ hukuk fakültesi ceza hukuku genel hüKÜmler pratiK Çalişma II (Karar Değerlendirmesi)

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconCeza hukuku özel hüKÜmler dersi ek pratiK Çalişma 2

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconCeza Hukuku Genel Hükümler I vize Pratik Çalışması II

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconCeza Muhakemesi Hukuku Pratik Çalışma

Ceza hukuku genel hüKÜmler çÖZÜMLÜ pratiK Çalişma I iconBorçlar Hukuku Genel Hükümler II pratik Çalışması olay

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©trdocs.org 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page