HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI

Reklamlari:



Indir 14.25 Kb.
TitleHZ. muhammed’İn ahlak anlayişI
Date conversion28.03.2013
Size14.25 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://matilkokul5.com/2/5.uenite.docx
HZ. MUHAMMED’İN AHLAK ANLAYIŞI

Peygamber Efendimiz Mekke’de, cahiliye adı verilen ve her türlü ahlaksızlığın yaşandığı bir dönemde yetim olarak dünyaya geldi. Dört yaşına kadar annesinden uzakta, sütannesi ile yaşadı. Çölde sakin ve huzurlu, tabiatla iç içe yetişti. Bu ortam aynı zamanda onun hem sağlıklı bir bedene sahip olmasını hem de dilini en güzel şekilde öğrenmesini sağladı. Altı yaşında annesini kaybetti. Böylece hem yetim hem öksüz kaldı. Tam da dedesine ısınıp alışmış ve mutlu bir hayat yaşamaya başlamışken sekiz yaşında dedesini yitirdi. Nihayet saygın ve yumuşak huylu bir adam olan amcası Ebu Talip’in himayesine girdi. Yokluk, çeşit çeşit acı ve sıkıntılar yaşadı. Bütün peygamberler gibi çobanlık yaptı. Yaşadığı her şey Allah’ın bilgisi ve gözetimi altında gerçekleşiyordu. Allah onu, dolaylı yollardan yaşattığı tecrübelerle yetiştiriyor, eğitiyor ve geleceğe hazırlıyordu.c:\users\dell\desktop\resim244726_2.jpg


Allahu Teâlâ bu gerçeği daha sonra indirdiği şu ayetlerle açıkladı:


“Sabahın aydınlığına ve sakinleştiği zaman geceye andolsun ki Rabbin seni terk etmedi, darılmadı da! Senin her sonraki durumun daima öncekinden daha iyi olacak. Pek yakında Rabbin sana bol nimet verecek de hoşnut kalacaksın. O, seni bir yetim olarak bulup da barındırmadı mı? Seni yol bilmez bulup da doğru yola iletmedi mi? Seni ihtiyaç içinde bulup da muhtaç olmaktan kurtarmadı mı? Öyleyse sakın incitme yetimi! Ve asla azarlama el açıp yardım isteyeni! Ve hep anlat Rabbi’nin sonsuz nimetini.” Peygamber Efendimizin eğitimini Allahu Teâlâ bizzat üstlenmiştir. Peygamberimiz, “Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi ne güzel yaptı.” sözüyle, eğitiminin Allah tarafından gerçekleştirildiğini ifade etmiştir.


Hz. Muhammed (s.a.) kırk yaşına geldiğinde “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” hitabıyla başlayan ilk emirleriyle Allah Peygamber Efendimizle doğrudan iletişime geçti.

Bundan sonra Efendimiz yine Allah’ın eğitimi ve gözetimi altında ondan doğrudan aldığı Kur’an’daki emirleriyle hayatını sürdürdü.


Peygamber Olmadan Önce

Doğup büyüdüğü toplumda her türlü kötülük yaygın olmasına rağmen Peygamber Efendimiz, bu kötülüklerin hepsinden uzak durmuştur. Peygamberliğinden önceki kırk yıllık hayatı da erdemli bir hayat yaşamıştır. c:\users\dell\desktop\256.jpg


Bir keresinde Yemen’den gelen bir tüccar, mallarını Kureyş’in önde gelenlerinden As bin Vail’e satmıştı. As bin Vail aldığı malların parasını ödememiş, malları geri vermeye de yanaşmamıştı. Yemenli tüccar mücadele etmeye kararlıydı. Mekke’nin ileri gelen adamlarını tek tek dolaşıp kendisine yapılan zulmü anlattı. Ancak yardım görmek bir tarafa, birçok azar ve hakaret işitti. Yemenli tüccar pes etme niyetinde değildi. Ebu Kubeys adı verilen dağa çıktı ve yüksek sesle tüm Mekkelilere hitaben, uğradığı haksızlığı anlatan şiirler okudu. O dönemde şiir toplumda çok etkili idi. Şairler bugünün medyası gibiydiler ve okudukları şiirlerle kamuoyu oluşturup halkı harekete geçirebilme gücüne sahiptiler. Onun bu yakarışından etkilenen iyi kalpli ve yardımsever bazı insanlar derhâl harekete geçtiler. Abdullah b. Cüdan adında bir adamın evinde toplandılar ve kutsal şehir Mekke’de haksızlığı ortadan kaldıracaklarına dair söz verip anlaştılar. Hilfu’l-Fudûl” yani, “Erdemliler Sözleşmesi” denilen bu sözleşmeyi gerçekleştirenler arasında, o sıralarda henüz yirmi yaşlarında olan Hz. Muhammed (s.a.) de vardı. Derhâl Yemenlinin hakkını As bin Vail denen adamdan alarak işe başladılar. Artık kim haksızlığa uğrarsa bu erdemli insanlara koşuyor, onlardan yardım istiyordu. Zulmün normalleştiği, hatta zalimlerin desteklendiği bir zamanda böyle bir hareket o kadar değerliydi ki Hz. Peygamber (s.a.) yıllar sonra şöyle demiştir: “ben Abdullah bin Cüdan’ın evinde bir anlaşma yapılırken bulundum ki bu anlaşmayı güzel kızıl develere değişmem. Bugün de böyle bir anlaşmaya çağrılsam hemen kabul ederim.”c:\users\dell\desktop\gul440kb4tj3.jpg

c:\users\dell\desktop\kabe_mekke.jpg


Hz. Muhammed verdiği sözü mutlaka yerine getirmiş, anlaşmalarına sadık kalmıştır. Abdullah b. Ebi’l- Hamsâ adındaki bir adamın Peygamberimiz ile yaşadığı tecrübe hayranlık uyandıracak derecededir. Abdullah b. Ebi’l-Hamsa yaşadığı bu tecrübeyi şöyle anlatmıştır: “Peygamber olarak gönderilmesinden önce Hz. Peygamberle bir alışveriş yapmıştım. Kendisine bir miktar borcum kalmıştı. Bir vakitte buluşarak borcumu kendisine ödeyeceğime dair söz vermiştim. Ama ben sözümü unuttum. Üç gün sonra aklıma geldi. Hemen kararlaştırdığımız yere vardım. Bir de ne göreyim! O hâlâ beni orada beklemiyor mu? Bana, ‘Delikanlı bana eziyet ettin. Ben buraya üç gündür gelip gidiyorum.’ dedi.


Peygamberimiz, sahip olduğu güzel ahlakı sayesinde toplumda saygı görmüş, takdirle karşılanmıştır. Daha taze bir genç iken dahi bütün değerleri çürümüş o toplum tarafından, doğruluğu, dürüstlüğü ve güvenilirliği derhâl fark edilmiştir. Böylelikle kötü lakap takmanın yaygın olduğu o dönemde Peygamber Efendimiz’e “Muhammed’ül-Emin” yani “Güvenilir Muhammed” lakabını vermişler, isminden daha çok, onu “el-Emin” diye çağırmışlardır. Peygamberimize verilen bu lakap, onun peygamber olmadan önce de ne kadar güzel ahlaka sahip bir insan olduğunun en açık göstergelerinden birisidir. Hz. Peygamber her zaman uyumlu, insanlarla iyi geçinen bir insan olmuştur. Zorluk çıkarmak yerine kolaylık göstermeyi, anlayışlı davranmayı tercih etmiştir. c:\users\dell\desktop\fotograf.jpg


Peygamberimizin ticaret ortağı es-Saib’in şu sözleri Allah’ın Elçisi’nin (s.a.) bu özelliklerini anlatması açısından önemlidir: “Annem babam sana feda olsun. Sen Cahiliye Döneminde benim ortağımdın, hem de ne güzel ortak! Bana ne karşı çıkardın ne de benimle çekişirdin.”

Mekkeliler, yıpranan Kâbe’yi tamir ediyorlardı. Sıra, dilimizde “Kara Taş” anlamına gelen Hacerü’l- Esved’i yerine koymaya gelince anlaşmazlık çıktı. Hacerü’l-Esved bütün kabilelerce kutsal kabul edilen bir taştı. Bu yüzden her kabile o taşı yerine koyma şerefi nin kendilerine ait olması gerektiğine inanıyordu. Tartışma büyüdü. Tartışma büyüdükçe de sinirler gerildi. Öyle ki neredeyse bütün kabileler birbirine girecek ve kan dökülecekti. Tam bu sırada içlerinden akıllı bir adam olaya müdahale ederek ertesi gün Kâbe’nin kapısından ilk gireni hakem tayin etmeyi teklif etti. Akıllarına yatan bu teklif üzerinde anlaştılar. Ertesi gün heyecan doruktaydı. Hepsi, kapıdan ilk giren adamın kim olacağını merak ediyordu. Aralarında hakemlik yapacak olan bu adamın teklifi ya meseleyi çözecek ya da korkulanlar başa gelecekti. Derken kapıdan Hz. Muhammed (s.a.) giriverdi. Hepsi çok sevindiler. Rahat bir nefes alıp “İşte bu el-emin, onun vereceği karara razıyız.” dediler. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.) sırtındaki abasını çıkarıp yere yaydı. Hacerü’l-Esved’i de üzerine koydu. Sonra her kabileden bir temsilci istedi. Gelen temsilcilerden abanın uçlarından tutup taşı kaldırmalarını istedi. Taşı kaldırdılar ve konulacağı yere kadar götürdüler. Peygamberimiz de elleriyle taşı yerine yerleştirdi. Bu sonuçtan herkes memnun kaldı. Böylece herkes, o zaman otuz beş yaşlarında olan Peygamberimiz’in (s.a.) güvenirliğine ve üstün zekâsına bir kez daha şahitlik etmiş oldu.

Add document to your blog or website
Reklamlari:

Similar:

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconAhilerde Ahlak Anlayışı

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconHz hadiCE, hatice (r a) Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s a. s)'in temiz, iffetli ve yüce ahlâk sahibi olan hanımlarının ilki

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconYâ Muhammed! diye nidâ etmenin hükmü ] Türkçe – Turkish – تركي [ Muhammed b. Salih el-Useymîn Terceme

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconAhlak felsefesi Ahlak Felsefesinin konusu insan eylemleridir

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconKÜLTÜRÜMÜzde ahlâk ve fazîlet® Ahlâk, En Hayırlı Sanattır

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconHz. Muhammed in amcası Abbas ın soyundan gelen Ebul Abbas ın kurduğu halife hanedanı (750-1258). Emeviler halifeliği, Hz. Muhammed'in amcaoğlu ve damadı

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconPeygamber efendiMİZİn kardeşLİk anlayişi dicle Üniversitesi Çevre Kulübü tarafından “Peygamber Efendimizin Kardeşlik Anlayışı”

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconİslâm akaidinde imam Ebu Mansur Muhammed b. Muhammed b. Mahmud el-Matüridiyye nisbet edilen mezhep. İmam Ebu Mansur el-Mâturidinin akaiddeki mezhebine mensub olanların meydana getirdiği topluluğa Matüridiyye denilir

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconİÖo din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sınıf Çalışma Kâğıdı

HZ. muhammed’İn ahlak anlayişI iconBilim Anlayışı ve Yanılgılar

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©trdocs.org 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page